Geleceği finanse etmek

Dünya, Sanayi Devrimi ile kıyaslanabilecek bir dönüşümün eşiğinde. O dönemde buhar gücü ve makineler üretimin ölçeğini değiştirmişti. Bugün yapay zekâ, veri ve bulut teknolojileri benzer bir değişimi başlatıyor. Değişen yalnızca kullanılan araçlar değil; üretimin, verimliliğin ve rekabetin kuralları. Bu yarışta beklemenin de maliyeti var. Gerekli yatırımı yapmayan, zamanında pozisyon almayan ülkeler ve şirketler, rakiplerinin daha hızlı, daha düşük maliyetle ve daha nitelikli üretim yaptığını görecek. Sonuç, pazar payı ve rekabet gücü kaybı olacak. Bugün ertelenen yatırım, yarın kapatılması daha pahalı bir mesafeye dönüşebilir. Türkiye açısından mesele, yapay zekâ uygulamalarını kullanmakla sınırlı değil. Bu uygulamaları besleyecek hesaplama kapasitesini, veri merkezlerini, bulut altyapısını ve insan kaynağını da geliştirmek gerekiyor. Altyapı olmadan dijital ekonomide kalıcı bir üretici olmak zor. Başkalarının geliştirdiği hizmetleri satın almakla yetinirsek katma değerin önemli bölümünü dışarıda bırakırız.

NGN'nin Orange Business ile yaptığı iş birliğini bu çerçevede okumak gerekir. Açıklanan anlaşma, Türkiye üzerinden Orta Doğu ve Afrika dahil geniş bir coğrafyaya veri barındırma, bulut ve yapay zekâ altyapı hizmeti sunulmasını öngörüyor. Star of Bosphorus Veri Merkezi'nin toplam enerji kapasitesinin 22 megavata çıkarılması planlanıyor. NGN Yönetim Kurulu Başkanı İnanç Erol'un ifadesiyle, "Veri artık yeni ekonominin temel hammaddesi." Ancak hammaddenin varlığı tek başına refah yaratmıyor. Onu işleyebilmek, koruyabilmek ve ekonomik değere dönüştürebilmek gerekiyor. NGN örneğinin önemi de burada anlaşılıyor. Türkiye'de kurulan altyapıyla uluslararası müşterilere hizmet üretmek ve dijital hizmet ihracatını büyütmek...

Dijital altyapı ekosistemi

Geçen hafta sohbet toplantısında bir araya geldiğimiz Erol, şöyle diyordu: "Hedefimiz sadece veri depolamak değil; yapay zekâ modellerinin eğitildiği, yüksek performanslı hesaplamaların gerçekleştirildiği, şirketlerin dönüşümünü destekleyen yeni nesil bir dijital altyapı ekosistemi oluşturmak."

Fakat bu dönüşümün en kritik ayaklarından biri, belki de birincisi finansman. Veri merkezi kurmak, işlemci almak, enerji ve soğutma sistemlerini geliştirmek yüksek başlangıç yatırımı gerektiriyor. Yatırımın ömrüne uygun vadede ve taşınabilir maliyetle kaynak bulunamazsa iyi projeler kâğıt üzerinde kalabiliyor. Bu nedenle finansmana erişim, teknoloji politikasının merkezinde olmalı. NGN'nin Garanti BBVA ve Yapı Kredi konsorsiyumundan sağladığı 40 milyon dolarlık yeşil kredi bu nedenle önemli. Bu finansmandaki enerji verimliliği koşulları da büyüyen hesaplama ihtiyacının elektrik tüketimi ve işletme maliyetleriyle birlikte ele alınmasını sağlıyor.