'Canlanmayı' yakalayabiliriz

Adana'nın Portakal Çiçeği Karnavalı dünya örnekleri gibi marka değeri ve ekonomik katkı sağlıyor, peki bu başarı sürdürülebilir bir model mi yoksa tek seferlik bir etkinlik etkisi mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, Adana'nın Portakal Çiçeği Karnavalı'nı Rio ve Venedik gibi dünya örnekleriyle karşılaştırarak şehir markalaşmasına ve ekonomik canlanmaya katkısını vurguluyor. Yazarın bu tespitinin temelinde, karnavalın küçük esnaftan büyük sektörlere yayılan ekonomik etki ve şehre karşı halk gururu oluşturması yatıyor. Ancak, geçen yılın 6,5 milyar liralık katkısını kalıcı bir stratejik kalkınma aracına dönüştürmek için basitçe yıllık etkinlikler yeterli olabilir mi?

Hafta sonu Adana'daydım. Pek çok meslektaşım gibi bu yıl 14'üncüsü düzenlenen Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı'na katıldım. Renkli karelere tanıklık ettim, birbirinden lezzetli tatlar denedim. Ancak aynı zamanda fark ettim ki mesele yalnızca yaklaşık 200'den fazla etkinlikte sunulan müzik, gastronomi ve gösterilerden ibaret değil. Karnavalın çok daha derin bir ekonomik ve kültürel etkisi var.

Adana'daki Portakal Çiçeği Karnavalı, Türkiye'nin ilk ve tek şehir karnavalı. Oysa dünyada şehirlerle özdeşleşmiş, güçlü ekonomik ve kültürel etkiler yaratan benzer organizasyonlar oldukça yaygın. Örneğin Rio de Janeiro'daki Rio Karnavalı her yıl milyonlarca insanı kendine çekiyor ve kent ekonomisine ciddi katkı sağlıyor. Venedik Karnavalı, tarihi kostümleri ve maskeleriyle görsel bir şölen sunarken önemli bir ekonomik değer de yaratıyor. New Orleans'taki Mardi Gras, Londra'daki Notting Hill Karnavalı ve Fransa'daki Nice Karnavalı da benzer şekilde şehir kimliğiyle bütünleşmiş organizasyonlar arasında yer alıyor.

Benim hafta sonunda gördüğüm Portakal Çiçeği Karnavalı da şehrin markalaşması, ekonomik canlanma, kortej ve sokak eğlencesi, kültür, sanat ve gastronomi gibi unsurlarıyla diğer başarılı örneklerle benzer özellikler taşıyor. Özellikle gastronomi ve narenciye temasıyla kendine özgü bir kimliği de vardı.

UNESCO Kültürel Miras Listesi'nde yer alan Barranquilla Karnavalı'nda olduğu gibi, Adana'da da folklorik gösteriler ve kültürel etkinlikler sokaklara taştı. Rengarenk kostümler içinde binlerce insan bir araya geldi. Beş gün boyunca sahne alan sanatçılar konserler verdi; atölyeler, tiyatrolar, oyun alanları ve çocuk etkinlikleri büyük ilgi gördü. "Portakallı Lezzetler" birbirleriyle yarıştı.

Ekonomik etki

Bu tür karnavallar sadece eğlence değil, o şehir için stratejik bir kalkınma aracı gibi de çalışır. Şehri dünya sahnesine çıkarır, kısa vadede yüksek gelir yaratır; turizm, yatırım ve kültürel gelişimi tetikler. Aynı mekanizma Adana'da çalışıyor.

Karnavalın fikir önderlerinden Toyota Türkiye CEO'su Ali Haydar Bozkurt, organizasyonun Adanalıların moralini yükseltirken şehrin marka kent olma yolculuğuna da ivme kazandırdığını vurguluyor. Bozkurt, ekonomik etkisini ise şu sözlerle ifade ediyor: "Esnafımızın morali yükseldi, ticareti arttı. Bu ekonomik canlanma küçük esnaftan başladı ve tüm Adana'ya yayıldı. El işleri satan kadınlarımız, yeme içme sektöründeki insanlarımız yani kısacası ekonomiyi oluşturan her unsurda karnaval ile birlikte büyük bir ekonomik canlanma yaşandı."

Gerçekten de Bozkurt'un vurguladığı gibi bu tip karnavallar şehrin markalaşmasına katkıda bulunur. Hatta Rio örneğinde olduğu gibi zamanla o şehrin imzası haline gelir. Aynı zamanda önemli bir ekonomik etki de yaratır. Oteller dolar, restoranlar ve kafeler iş yapar, ulaştırma sektörü canlanır, küçük esnafın ve sokak satıcılarının cirosu artar.