Son genel seçimde Kılıçdaroğlu cumhurbaşkanlığına aday oldu. O dönemki CHP'nin gözünden bakılırsa seçim kazanılıyordu. Olmadı, sürekli pompalanan büyük umutlar çöktü, yıkım geldi. Yıkım konusunu biraz açmak artık kaçınılmaz. ünkü geçmişten ders almak gerek.
Kılıçdaroğlu, "CHP'nin, ne kadar az CHP'li olursa" seçim kazanacağı düşüncesiyle hareket etti. Büyük ödünler verildi. Örneğin laiklik. "Başörtüsüne serbestlik" tasarısı bu konunun sembolü oldu. İktidar bu konuyu güzel kullandı: Gördünüz mü bakın, CHP'yi bile bu noktaya biz getirdik.
Bir örnek de 6 oktan biri olan milliyetçilik. Kılıçdaroğlu ve arkadaşları, Kürt yurttaşlardan oy alma gerekçesiyle Atatürk milliyetçiliğini tedavülden kaldırdılar. İçeriksiz, özelliksiz, vurgusuz geçen bir propaganda döneminde AKP, Kılıçdaroğlu'nu "PKK ile ortak olmakla" suçlayan montaj videolar yayınlandı. AKP'nin buradaki temel hedefi, Cumhur ittifakı kitlesinin kaymasını engellemekti, başarı sağlandı. İkincil hedef ise CHP tabanındaki güçlü ulusalcı kitleyi etkilemekti. Bu hedef de işe yarayacak düzeyde tutturuldu.
Bu iki konuda CHP ve Kılıçdaroğlu'nun savrulmaları 2023 Mayıs seçiminde yıkımı getirdi.
CHP'deki yıkım artık derinleşerek ve boyutlanarak sürüyor. İktidarın mimarı olduğu yıkım projesini Kılıçdaroğlu uyguluyor. Parti köklerinden uzaklaşıyor, tabanından hızla kopuyor. YENİ Parti yönetiminin hata yapmasını ve hiç olmazsa birazcık seçmenin geri gelmesini o kadar çok istiyorlar ki... Ama siyaseti bilenler, bunun da gerçekleşmeyeceğini savunuyor.
Gelelim günümüze... Kılıçdaroğlu'nun CHP'si, mevcut görünen CHP'den daha da küçük. erçeve yasasının oylamalarına bakın bu gerçek ortaya çıkacaktır.
erçeve yasaya, Kılıçdaroğlu'na tam bağlı olan milletvekilleri oy verdi. Bir de Kılıçdaroğlu'nun kararıyla TBMM'de milletvekili olanların tamamı "evet" dedi. Yani Kılıçdaroğlu, içeriden ve dışarıdan büyük destek sağlamış oldu AKP'ye. Yasaya destek rakamı 467. Müthiş bir çoğunluk ancak toplumun düşüncesini ne kadar temsil ediyorlar bilmiyoruz.
Sınırlı sayıda PKK'liye af anlamına gelen yasanın olası siyasi sonuçları ve uygulanma şekli konusunda değerlendirme yapılmalı. 467 milletvekili, topluca onayladıkları yasa ile Erdoğan'a inanılmaz olanaklar sunmuş durumda. Erdoğan, isterse "Kürt yurttaşlar için bir şey yapmış tek lider" propagandasını yapabilecektir. Bu yolu kullanmak uygun olmaz, olaylar tersine gelişirse, kendisine tam bağlı ve güçlü bürokrasisiyle yasayı uygulamaz ve "ülkeyi koruyan kollayan" lider propagandasını kullanma şansına da sahiptir. Yasada, olası tüm değerlendirmeler düşünülmüş, birçok noktada gerekli "çıkış rampaları" hazır bir şekilde ayarlanmış. Kimlerin yasadan yararlanacağı zaten açık. Gelecek başvuruları mahkemeye gönderme yetkisi oluşturulacak kurulda olacak. Otomatik bir işleme yok yani. Ceza ertelemelerinden yararlananların 2-3 yıl sonra siyasete girmelerine olanak sağlayacak süreci başlatma yetkisi de yine kurulda. Yani yasa ile ilgili yaprağın kıpırdayabilmesi için iktidarın birincil partisi AKP'nin oluru şart. Yasayla sağlanan tüm olanakları kullanmak için de eksiğinin nerede, ne kadar olduğuna karar vermek de Erdoğan'a kalıyor.

16