Seçimin ucu

Kılıçdaroğlu'nun partisine yönelik "arınma" açıklamasının ardından, beklenen mahkeme kararı açıklandı. Karar, Özgür Özel'in genel başkan seçildiği 38. CHP kurultayına ilişkin "tam butlan" kararı verdi, daha sonra yapılan bütün kurultayları da yok saydı. Artık, mahkeme kararıyla Kılıçdaroğlu CHP genel başkanı. Herhalde Özel de CHP TBMM grup başkanı olacak.

Baştan söylemek gerekirse bu karar CHP'yi, Türk siyasetini kaosa boğmaktır. İktidar sahiplerinin, ne pahasına olursa olsun iktidarlarından vazgeçmek istememelerinin ilanıdır. Bu kararda hukuk aramak anlamsızdır.

Peki, şimdi ne olacak

Ekonomiyle başlayalım. Borsa anında yüzde 6 düştü. Ancak döviz kurlarında kıpırdanma olmadı. Önceden hazırlık yapıldığı belliydi. Prof. Dr. Yalçın Karatepe, "Borsanın bu düzeyde düştüğü yerde döviz kurları yerinde sayıyorsa müdahale açıktır" değerlendirmesini yaptı. Büyük bir sorun yaşanacak mı göreceğiz. Ekonomik dengeler nereye kadar, nasıl baskılanacak Üstelik açık açık, devalüasyon beklentilerinin dile getirildiği bir ortamda...

Ne zaman yapılacağı belli olmayan erken seçimin bu sonbaharda yapılması güç kazanmış durumda. Kulislerde dile getirilen senaryolarda olduğu gibi temmuz ayında asgari ücretlere ve emekli maaşlarına yüksek zam gündeme gelebilir. Yine iddialarda olduğu gibi 7-8 Temmuz'da Ankara'da yapılacak NATO zirvesinin ardından erken seçim kararı alınabilir.

Eğer erken seçim yapılmayacaksa, bu kararın siyaseten iktidar için bir faydası yoktur. Zamanında seçim, muhalefet için bir toparlanma şansı verir. İktidarın böyle bir toparlanmaya izin verecek zamanı tanıması beklenmez.

CHP'nin, YSK'nin kabul ettiği ancak mahkeme tarafından yok sayılan kurultaylarının tanınmaması siyaset açısından çok ağır bir karardır. Hukuk büyük yara almış durumda, bunu en CHP karşıtı hukukçular bile dile getirmekten geri durmuyor. Türkiye erken seçime götürülmezse, bu ağır kararın gölgesinde kalır. Ülke ve hukuk tarihi açısından kritik bir dönemeç olarak nitelenecek bir karar açıklanmış durumda. Kimin genel başkan olacağına artık mahkemeler mi karar verecek

Bu kararın siyasete düşürdüğü gölgenin etkileri zaman içinde ortaya çıkacak. Örneğin PKK lideri Öcalan ile yürütülen müzakereler. Bu müzakerelerin artık bir siyasi zemini kalmamış durumda. MHP lideri Devlet Bahçeli'nin büyük risk alarak başlattığı terörsüz Türkiye projesini yürütmenin yolu yok. Bu riski Bahçeli daha önce görmüş ve kendi ifadeleriyle butlan konusuna karşı çıkmıştır. CHP'nin kaosa sürüklendiği bir ortamda Kürt sorununda bir hareket alanı kalmaz, bunun işaretleri İmralı'dan da gelmiştir. Ana muhalefet partisinin YSK'nin onayladığı süreçlere karşın görevden alınması, tüm siyasetin üzerinde gölge oluşturmuştur. Siyaset bu demokrasi gölgesini hangi süreçte nasıl kaldıracak, bu büyük sorun olarak ortaya çıkmıştır.