Seçim ne zaman

Biraz geriye gidelim... Genel seçimleri Erdoğan önderliğinde Cumhur İttifakı'nın kazanmasıyla oluşan özgüven kısa sürmüştü. Yerel seçimlerde Cumhur iktidarını oluşturan partilerin yaşadığı hüsran Türkiye'yi günümüzdeki çıkmaza soktu. Pek göstermemeye çalıştılar ancak panik yapan iktidar, "lider adaylığı" ile öne çıkan İmamoğlu'nun önce diplomasını iptal etti. Yolsuzluk iddiaları ardından gündeme getirilince niyet ortaya çıktı. Yapılan soruşturmalar hem içeride hem de dışarıda "siyasi" olarak algılandı ve bu algı giderek yerleşik düşünce oldu. Sonuç, sakatlanmış, işişlem üretmesi engellenmiş, korkmuş-ürkmüş yerel yönetimler... Devletin yarısı çalışamaz durumda yani.

Son günlerde "2027 Kasım ayında seçim var" haberleri yeniden gündeme gelmeye başladı. Oysa Türkiye, yerel seçimlerin ardından önümüzdeki dönem yapılacak genel seçim için yeniden seçim sürecine sokulmuştu. ünkü yapılan her uygulama bir sonraki genel seçim düşünülerek planlandı. Yani Türkiye, 2023'ten sonra aslında fiili seçim sürecinden hiç çıkmadı. ünkü artık AKPMHP iktidarının zayıfladığı net olarak ortaya çıkmıştı. Gelinen noktada iktidarın gerileyişi durdurulamamış, Erdoğan'ın yeniden adaylığını sağlamak için gerekli olan erken seçim kararı alabilme ya da anayasa değişikliği yapabilme yeterliliği zora girmişti. Bu noktada öngörülemeyen kartların açılması gündeme geldi: Öcalan ile pazarlık.

CHP'yi hedef alan ve yargı aracılığıyla partiyi lime lime etme çabası, Öcalan ile müzakere arayışı bir noktaya geldi. İmamoğlu merkezli yürütülen yargılamalarda ne tür zorlamalara gidildiği, itiraflar eşliğinde ortaya çıkıyor. Bir gerçek var ki iktidar için çok sinir bozucu. AKP-MHP'ye yönlendirilmeye çalışılan ancak can havliyle yaşama tutunan seçmenin ilgisi yolsuzluk iddialarıyla etki altına alınamıyor. Bu saptamayı uçuk bir iddiada bulunmak için yapmıyoruz. Erdoğan'a ilgi duyan bir seçmen grubu halen var. Ancak sayısı ve oranı, cumhurbaşkanlığını kazanma ve Meclis çoğunluğunu sağlama hedefinden çok uzakta. Bunu en iyi iktidar liderleri biliyor, görüyor.

İktidara tepkisi dinmeyen bu seçmen grubu Öcalan'la yürütülen müzakerelere de sıcak bakmıyor. ünkü, terör örgütünün lideri Öcalan'a "kurucu önder" nitelemesi kabullenilmiş durumda. Bu durum, ülkenin kurucu önderinin kurduğu partiye kayyum atama zorlamalarıyla birleştirilince vicdanlar zorlanıyor. ünkü ülkenin büyük çoğunluğunun kabul ettiği tek kurucu önder var, o da