Çöküntünün işaretleri

Cumhur iktidarı devlete, kurumlarına, yöneticilere, kadrolara tam hâkim. Asker, polis, yargı, diplomasi, eğitim, her alanda tam kontrolü sağladı iktidar.

Bu AKP ve MHP için mutluluk verici olmalı...

Ancak bu mutluluktan ulus pay alıyor mu Sanırız yanıtlanması gereken soru bu.

Memurlar için 2026-27 için yapılan zam görüşmeleri çöküntünün bazı boyutlarını gözler önüne serdi. Gerçek şu: İktidar kamu çalışanlarına kendince gerçek zammı 5 yılda bir yapıyor. Ya da oy alabilmek için her seçimden önce "yüksek" zam yapıyor. Oy verirsen para var, yoksa yok... Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay'ın, "Verilen zam zaten alınca buharlaşmış olacak" saptaması haksız mı

Beş yıllık demokrasi geçerli ülkede. Anlık demokrasi henüz toplumumuzun da vazgeçilmez istemi değil. İşte yurttaşlığın indirgendiği nokta.

Memur-Sen ve Kamu-Sen canhıraş pazarlık yapıyormuş gibi yaptılar, sonunda iktidar partilerinden gelen talimata harfiyen uydular. Hakem heyetinin toplanmasını sağlayıp masadan kalkmaları çok komik oldu.

öküntünün başka bir boyutu...

Bir savunma sanayi firmasına kayyum atandı. Her türlü özendirme, devlet ilgisinden faydalanan firmanın sahibine FETÖ ve ona danışmanlık yapan hukuk profesörü İsmet Sayhan'a casusluk gibi en ağır suçlamalar yöneltiliyor. Sayhan'ın Bahçeli ile de fotoğrafı var.

İddialar doğru çıksa durum çok vahim, çıkmazsa ayrı vahim. Bir de olayların buraya gelmesini bir gizli tanığın ifadesinin sağladığı iddiaları var ki... O çok tanıdık.

Diğer çöküntü görüntüsü Suriye'den. Aslında hissedilmeye çoktan başlanmıştı ama demek ki devleti yönetenlerin duyarlılıkları pek yeterli değil.