Azerbaycan

Sovyetlerin dağılmasının ardından bağımsızlıklarını kazanan Türk cumhuriyetlerinin yaşadıkları süreçler kendilerine özgüdür. Azerbaycan'ın yaşadığı süreç ise çok zorludur. Yasal topraklarının Rusya destekli Ermenistan işgaliyle uzun yıllar uğraştılar. Topraklarının yüzde 20'si işgal edilmişti. Baba Aliyev'in Ankara ziyaretlerini anımsıyoruz. "İki devlet tek millet" sözü onundur. Azerbaycan öyle zor süreçlerden geçti ki geldiği nokta büyük başarıdır. Topraklarının bir bölümü işgal altında olan bir ülke olarak büyük bir konsorsiyum kurarak petrolünü BTC ile Akdeniz'e ulaştırmayı başardı. Bu proje üzerinden geliştirdiği ekonomik yararlar sayesinde geçen süreci çok iyi değerlendirdi. Ülkesinin toprak bütünlüğünü sağlamak için hem içeride hem dışarıda çıkan fırsatları ustaca kullandı. ABD'nin, Rusya'nın konumunu-durumunu gözlemledi, uygun anı kolladı. Bu çağda küresel güçlerin istemeden de olsa kabulünü sağlayarak yıllarca hazırlandığı ülke savaşını kazandı. Kimileri eleştiriyor ama Aliyev zaferin altyapısını hazırlayan liderdir. Örneğin Şuşa'nın kurtarılışı Türklerin son efsanesidir. Bizim Sakarya Meydan Savaşı'mız gibi.

"İşgal altındaki toprakların azat edilmesi" sırasında Türkiye kendine yakışanı yaptı. Özal gibi, "Onlar Şii, İran'dan yardım istesinler" denmedi. Kardeşlerinin yanında durdu. Sosyal medyada saçma sapan sözler etmek kardeşliğe zarar verir, kardeşi üzer.

Daha sonra Azerbaycan-Türkiye ilişkileri daha da gelişti. TANAP bunlardan birisi. Öyle bir anlaşma ki ancak kardeş kardeşe böyle imtiyazlar verir. Bir başka konu SOCAR. Türkiye'de büyük yatırımlar yaptı.

Azerbaycan'ın bölgesel özellikleri Türkiye'ye çok benzer. Kuzey komşusunun Rusya, güney komşusunun İran olduğunu akılda tutmak yeter. "Türkiyesiz Azerbaycan, Azerbaycansız Türkiye fikri", her iki ülke için de naçarlıktır. İki ülke halkı derinden kardeştir.