Yenmek-yenilmek-yenilenmek

ABD, İsrail, İran, savaş...

Bunları konuşuyoruz.

Ne zamana kadar

***

Trump "bitti" dediğinde...

Toz duman kalkar.

Biz bize kalırız.

***

Bugünden işaretleyelim.

Erken ya da zamanında...

Ne şekilde olursa olsun...

Türkiye 2026 yılının Eylül ayı itibarıyla "seçim" atmosferine girmiş olacak.

O gün geldiğinde, bir önceki seçimde olduğu gibi yine "adaylar ve ittifaklar" konuşulacak.

***

İktidar kanadı "Cumhur İttifakı" bütünlüğünü muhafaza ediyor.

Böylece devam eder.

Hatta yeni "ortaklar" ittifaka dahil olabilir.

***

Muhalefet cephesinde ise "dağınıklık" var.

CHP "lokomotif" olma işlevini kaybetti.

İyi Parti, Deva Partisi, Gelecek Partisi "bugünkü CHP ile olmaz" havasında...

Yeniden Refah Partisi, Saadet Partisi, Zafer Partisi ve Anahtar Parti'nin de güncel söylemlerinde "CHP ile ittifak" hevesi hissedilmiyor.

Çünkü CHP yönümü belirleyemedi.

İmamoğlu parantezine sıkışıp kalmış bir CHP siyasal muhalefete öncülük yapamaz.

Toplumsal taleplere karşılık vermek yerine "tek adam" siyaseti ile yürümenin CHP'yi yalnızlaştırdığını görmek zor değil.

Söz gelimi PKK'nın silah bırakması ile başlayan yeni dönemde DEM Parti'nin öncelikleri arasında "İmamoğlu'nu kurtarmak" gibi bir hedef "temel belirleyici" olmaz, olamaz.

DEM Parti'nin nasıl bir siyaset izleyeceğini büyük ölçüde "terörsüz Türkiye" sürecinde atılacak adımlar belirleyeceğine göre CHP'nin bu kulvardaki etkisizliğini de not etmek gerekir.

***

Özetle siyasal muhalefet son düzlüğe parçalı, bulutlu bir havada girmeye hazırlanıyor.

Yalnız...