Yarından da yakın...

Muhalefet İmamoğlu ve Yavaş'ı seçim öncesi yıllarca gündeme tutarak güçlendirdi, sonra neden bu koyun liderliğe teslim oldu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, CHP'nin medya desteğiyle İmamoğlu ve Yavaş'ı yapay olarak güçlendirdiğini, ancak bunların aslında güçlü siyasi eserler ortaya koymadığını iddia ediyor. Bunun muhalefeti zayıflattığını ve demokraside 'çare siyaset' anlayışının kaybolmasına yol açtığını savunuyor. Peki gerçekten medya gündem belirleme gücü bu kadar belirleyici midir, yoksa seçmen tercihleri daha başka faktörlere mi bağlıdır?

Türkiye fazla değil "aylar sonra" seçim iklimine girecek.

Tahminim: Eylül 2026 gibi "muhalefetin adayı kim olacak" tartışması başlar.

Kılıçdaroğlu'nun adaylığı ne zaman belirlenmişti

-Mart 2023'teki "olaylı" altılı masa toplantısında.

Hatırlayalım.

Bu tarihten aylar değil, yıllar önce "aday kim" tartışmaları ekranları, köşeleri, sayfaları kaplamıştı.

Televizyon ekranlarında, gazete köşelerinde, internet sayfalarında, sosyal medyada, çarşıda, pazarda, berberde, takside konuşulan daha doğrusu "konuşturulan" tek mesele buydu.

Özellikle iki isim, İmamoğlu ve Yavaş sürekli gündemde tutuldu ve parlatıldı.

Görünür, bilinir, tanınır oldular.

Zihinlere bu isimler "Cumhurbaşkanı olma ihtimali yüksek aktörler" kodlamasıyla yerleştirildi.

Sonrası

-Malum...

Belediyecilik karneleri zayıflarla doluydu. İş, hizmet, eser adına ortaya ne koyduklarını gören, duyan yoktu. Ama sadece muhalefete değil iktidara destek veren medya ve sosyal medya unsurları da bu iki ismin sivrilmesinde etkili oldu.

Kesintisiz gündemde tutuldular.

Geleceğin muhtemel liderleri üniformasını "bedavadan" giyme şansı yakaladılar.

Son yerel seçimleri de bu sayede "yürüyerek" kazandılar.

Sonra

-Kolay para nasıl delikanlıyı bozarsa...

Çabasız, emeksiz, esersiz siyasetle hampadan mevzi ve mevki kazananların tahakkümü altında koskoca CHP pavyon masalarında kafalanmış delegelerle el değiştiren kalitesizliğe mahkum edildi.

Siyasal muhalefetin öncüsü konumundaki CHP, yolsuzluklar, hırsızlıklar, arsızlıklar arasında kaybolunca bundan sadece kendisi değil "demokratik siyaset ortamı" da zarar gördü.

Şimdi "ortaya karışık, alevli gündemler" yüzünden pek fark etmiyoruz belki ama Türkiye'de demokrasi için en büyük tehlike hem iktidar hem de muhalefet destekçileri nezdinde