Tedbiri dörtle çarpmak

Muhalefet dağınıkken, seçime 1 yıl kala iktidar karşıtları 'ülke yıkılsa da olur' zihniyetiyle harekete geçerse, bu mücadelede kim kazanan olur?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Türkiye'nin 2026 seçimlerine giderken muhalefet ve dış güçlerin 'iktidar düşürmek için her yolu deneyeceklerini' öne sürüyor. Bunu söylemesinin nedeni, son dönemdeki siyasi test ve belirsizlikleri bu bağlamda değerlendirmesi. Temel argümanı ise yapıcı çalışmaya karşı yıkıcı siyasetin tehlikesinde yatıyor; peki bu ikilem gerçekten kaçınılmaz mıdır, yoksa seçimler uzlaşma ve kontrol mekanizmaları üzerinden işlemez mi?

Ne konuşuyorduk

Konu nereye döndü

Türkiye'nin gündemi sadece üç günde 180 derece yön değiştirebiliyor.

Tutabilene aşk olsun!

Bunun adı tehlikedir.

On yıllarca ter döker, emek verirsin.

Bir anda rüzgar tersten eser, elde avuçta ne varsa yel alır gider.

İşin tabiatı da böyledir.

Yapmak zor yıkmak kolaydır.

İşte bahar geldi.

Sonra yaz derken sonbahar...

Ve kaldı mı Türkiye'nin kader seçimine 1 yıl!

Ama muhalefet dağınık...

Ama iktidara alternatif yok ki...

Ama savaş ortamında kimse risk almak istemez...

Ama şöyle ama böyle...

Seçime 6 ay kala bir bakarsın "o el" yine devreye girmiş...

Olmaz denilen ne varsa olmuş...

Bir araya gelemez sanılanlar buluşmuş...

Her cihetten gündeme boca edilen yalan, iftira, kara propaganda ürünleri zihinleri kuşatmış...

Bunlarla mı uğraşacaksın yoksa Türkiye'yi ateş çemberinin tam ortasında ayakta tutmanın mücadelesini mi vereceksin

Sen yapmakla, onarmakla, iyileştirmekle, geliştirmek ile meşgul olurken birileri "yeter ki iktidar düşsün gerekirse ülke yıkılsın" duygusuyla ihanet üstü ihanet tezgahları kuracak.

Kehanet değil.

Önümüzdeki seçimler Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şahsiyetli duruşundan rahatsız olanlar için köprüden önce son çıkış anlamına gelecek.

Bugüne kadar siyasi süreçlere "bir" müdahale etmişlerse şimdi bunun "bin" katını deneyecekler.