Çınar

Hırsızda "sadakat" olmaz.

Hainde "liyakat ve dürüstlük" bulunmaz.

Ne diyorum

-Hırsız ama sadık!

-Hain ama dürüst!

O mu, bu mu

-Ne o, ne bu!

İkisini de tek kalemde silip atmalı.

***

Aklında vatan, gönlünde iman...

Nice şahsiyet sahibi aslan saklanıyor kalabalıkların arasında...

"Görev istenmez verilir" şuurunda oldukları için "sinyal" yakmazlar.

Hoplayıp, zıplamazlar "ille de ben" diye...

Yalakalık yapmazlar "kabiliyetsizliklerini örtme" niyetiyle...

Yanlışa boyun eğmezler "menfaat" derdiyle...

Dar çemberlerin dışında tutulanlar...

Küçük hakimiyet alanlarını "tapulu malı" zannedenlerce uzaklaştırılanlar...

Her yerdeler.

Bakarsak görürüz.

Ararsak buluruz.

***

Yıkıcı, yıpratıcı süreçlerden geçtik.

Keskin virajlar döndük.

Bizim için "bitti" diyenlere inat her seferinde kırık kemiklerimiz üzerinde dimdik doğrulduk.

Yakınlaştırılanların ihaneti ile kifayetsizlerin sadakati arasında çoğu zaman sıkışıp kaldık.

Ne zaman "normal" için adım atsak peşinden yeni bir saldırıya uğradık.

Haliyle sertleştik.

Bitmeyen "nöbet" vaziyetinde elimizi tetikten çekemedik.

Hem içeride hem dışarıda "can yakıcı" tehditler karşısında "acil servis" havasından kurtulamadık.

Büyük tehditlerle boğuşmaktan halimiz, vaktimiz kalmadığı için araya sızan küçük fırsatçıları sezemedik.