Üç farklı oyun

Göztepe ligin en fizikli takımı. Stoilov futbolunda topa sahip olmak ve yere indirmek yasak. Topu uzun vur, peşinden koş, top mümkün olduğunca havada kalsın. Bu Göztepe'nin ana planı. Ne var ki maçın başlangıç düdüğüyle birlikte Galatasaray orta sahası o kadar oyun kuramaz haldeydi k, top sürekli Sallai ve Jakobs'un ayaklarından yüksek oynandı. Bu bir tercih değil, mecburiyetti. Göztepe, orta sahası iş yapmayan Galatasaray'ı buna mecbur etti.

Devre bitimine kadar Galatasaray, ligin en uzun takımına karşı 19 orta yapmak zorunda kaldı. Yunus ile Sara sağda Sallai'nin içinde olduğu üçgenler kuramadı, Barış Alper solda Jakobs ile bile ikili oynayamadı. Acayip bir ilk yarı çıkardı Galatasaray. Sahadaki kadro zaten bundan fazlasını oynayamazdı. Batrakov'u transfer etmişken Okan Buruk'un bu maça 11 başlatmama tercihi merkezde Lemina tercihinden dolayı Galatasaray'ın hücuma geçişlerini yavaşlattı.

Hâlâ ihtiyacı var

İkinci yarıya başlarken Abdülkerim'i çıkarıp, Lemina'yı stopere kaydırmak ve ön tarafa Batrakov'u almak Galatasaray'ı doğru oyuna yaklaştırdı. Okan hoca, bu sayede topu yere indirip bekleri orta yapmak için değil, iç koridorda hat kırıcı rolde kullandı. Batrakov sağda Yunus'a, Sara da solda Barış ile Jakobs'un servisine gidip Göztepe savunmasını küçük üçgen paslarla yıprattı. Ceza sahasına ortayla değil, pas ve driplingle girmek oyunun senaryosunu Galatasaray lehine kısmen değiştirdi. Lakin senaryoyu bozan iki gelişme yaşandı; ilki birinci yarıda kornerden golünü atan Göztepe'nin ikinci yarıda da taçtan gol atmasıydı.