Gençlerbirliği tarihinin en ilginç sezonunu yaşıyor olabilir. Sezona Hüseyin Eroglu ile başladıktan sonra Volkan Demirel'den Metin Diyadin'e Levent Şahin'den tekrar Volkan Demirel'e son iki haftada ise yeniden Metin Diyadin'e dönen Gençlerbirliği bir yandan Türkiye Kupası'nda final mücadelesi verirken diğer yandan ligde kalmak için canını dişine takmış vaziyette. Metin Diyadin'in Türkiye Kupası yarı final maçında Trabzonspor'a karşı sahaya sürdüğü 11 normal şartlarda herhangi bir antrenörün cesaret edeceği cinsten değildi. Hafta sonu Kasımpaşa'ya karşı sahaya çıkan 11'i dinlendiren Metin hoca ligdeki son maçta da oynayacağı Trabzon deplasmanını düşünerek dün gece kupa yarı finaline gençlerden kurulu bir 11 ile başladı. Hem de ne genç... Golü atan Erk Arda 2008 doğumlu bu sezon ilk kez bir maça ilk 11'de başlıyor ve sol forvette onca tecrübesizliğine rağmen Trabzonspor'un sağ koridorundaki Pina ile Zubkov'a adeta hayatlarının derslerini vermeye yemin etmiş gibiydi. Genç yetenek, Trabzonspor ceza sahasına girerken sağ ayak içi ile öylesine klas bir gol attı ki eğer garip kaçmayacağını bilse kaleci Onana gelip Erk Arda'yı gözlerinden öpecek gibiydi.
Kalite farkı...
Metin hocanın rotasyonu Erk Arda'dan ibaret değildi elbette. Santforda kullandığı 2009 doğumlu Furkan sahanın en genç futbolcusuydu. 2008 doğumlu stoper Yiğit ve tandemindeki 2005'li Arda, Onuachu'ya deyim yerindeyse adım attırmadılar. Gençlerbirliği'nin genç stoper ikilisi 2.01'lik dev santrfora karşı harikalar yarattı. Ta ki genç Arda kornerde Onuachu ile boğuşurken kendi kalesine golü atana kadar. Gençlerbirliği taraftarının hayatına son üç haftada giren 2007 doğumlu orta saha Diabate ise merkezde sırtı dönük aldığı topları ustaca kullanarak tribünlerin saygısını kazanmayı başardı. Ne var ki Trabzonspor oyunun son bölümünde kalitesine güvendi. Bitime dakikalar kala Muci'nin attığı jeneriklik gol Trabzon'u finale taşırken mucizeyi gerçekleştirmeye çok yaklaşan Gençlerbirliği'ni alkışlarla eve uğurladı.

3