Paraguay maçının ardından Dünya Kupası'nın kapıları yüzümüze kapanmıştı. FIFA'nın değiştirdiği statü gereği Dünya Kupaları'nda ikili averaja geçildiği için henüz son maça gelmeden elenmiştik. O yüzden ABD ile oynayacağımız maçın Orkun Kökçü'nün deyimiyle bir onur mücadelesinden ötesi yoktu. Montella ilk iki maçta verdiği kararlarla bu turnuvaya damga vurduğu için ABD karşısında neyi seçeceğine dair olan merakımız yüksekti. Hakan, Merih, Kerem dahil Montella'nın birçok as oyuncusu yedekti. Tıpkı 2025 Kasım'da İspanya deplasmanındaki gibi bir kadroyla sahadaydık. Stoperde Ozan, merkezde Orkun ile Salih, sağ kenarda Oğuz, santrforda Barış Alper. Orkun ile Salih çok iyi oynadı, Barış'ın santrfor baskısı çok iyi seviyedeydi. ABD yedeklerle bile tempolu bir takım olduğundan, topa sahip olmaları ve baskıyı önde yapmaları beklenen bir durumdu. Tıpkı Paraguay maçı gibi 3. dakika dolmadan golü de yedik. Deyim yerindeyse maçı istedikleri senaryoya getirdik. İşte burada beklentinin ötesine geçmeliydi. Yani Hakan ile alamadığımız oyun inisiyatiflerini Orkun ile alıp, Arda ile sürdürmeliydi. Tam da böyle oldu ve biz maçı çevirdik, çevirebildik. Keşke bunu Avustralya maçının başlangıcından itibaren yapabilseydik ve elenmeseydik.

13