İnanç farkı

Fenerbahçe''nin 3 gün içinde yaşadığı mental değişim inanılmaz boyuttaydı. Kante ve arkadaşları Kadıköy'de Liverpool'a karşı öyle yürekten oynadılar ki; sadece maçı kazanmakla kalmadılar, ayların tozunu toprağını üzerlerinden attılar. Kuyt ile çıkılan son maçta Oppong ve İsmail Yüksek ilk 11'de maça başladı. Orta sahayı Kante ve İsmail ile üçleyen Kuyt, İrfan Can'ı sol forvete iterek, topun kıymetini bileceğinin sinyallerini verdi. Büyük bir inançla, Liverpool'a karşı harika bir 90 dakika oynadı Fenerbahçe. Demek ki oluyormuş, kadrodaki yetenekli futbolcularda eksik olan inançmış. Gözlerinin feri sönmüş öz güvenini yitirmiş bir çok futbolcunun mücadelesi ayakta alkışlanacak cinstendi. Kante orta sahadaki en büyük güvencesi oldu. İyi bir taşıyıcıydı zaten, Liverpool'a karşı öylesine ağır bir zeminde işini kusursuza yakın yaptı. Greenwood'un golünden evvel frikiki kazanan oydu, neredeyse hatasız bir maç çıkardı. Oppong çok dinamik, topla çıkışları sorunsuz yapan bir görüntüdeydi. Skriniar'ın yanında çok olgun bir stoper performansı sergiledi.

Çok daha ötesi...

Futbol bir duygu oyunu gerçekten. Üç gün önce Kadıköy'de Göztepe'ye kaybeden takımdan eser yoktu. İsmail'den Greenwood'a kadar her bir futbolcunun gözlerinden adeta ateş fışkırıyordu. Harika oynadılar. Bunlardan biri Archie'ydi. İngiliz sol bek, Lyon ve Roma'dan sonra Liverpool'a da nefis bir arka direk golü attı. Fenerbahçe Kadıköy'de iki kez geriye düştü ve rakibini tekrar yakaladı. Büyük bir karakter koydu her bir futbolcu sahaya. Fenerbahçe artık Emre Belözoğlu'na teslim. Elde edilen bu tarihi galibiyet sadece Emre hocaya bir hoşgeldin hediyesi değil. Çok daha ötesi; Şampiyonlar Ligi'nde Play-Off'un kapılarını ardına kadar açmak anlamına geliyor.