Harika çocuklar!

Bizim takımın santrfor rotasyonunda sadece tek bir futbolcu var ama forvet hattı alev alev yanmaya aday. Can Uzun, Milli formayla ilk kez ilk 11 başlamasına rağmen harika bir maç çıkardı ve kalitesini daha ilk dakikadan gösterdi. Frankfurt ile Bundesliga'da iyi bir sezon geçiren Can yeteneklerini büyük bir özgüven ile sergiledi, konsantrasyonu ve topa olan hakimiyeti dikkat çekiciydi. Can Uzun kariyerinde büyük bir patlamanın eşiğinde olabilir, Dünya Kupası'nda ideal kadromuzda olma ihtimali hiç de az değil. Milli Takımımızın yeterince şutörü mevcut ama Can'ın da bir şut opsiyonu olarak takıma katılması Montella'yı mutlu edeceğe benziyor. Can Uzun oyunda kaldığı süre içerisinde harikalar yarattı, maçın mutlak yıldızıydı. Attığı golü bir de Deniz Gül'e yaptığı asistle süsledi. Can'ın yerine Arda Güler girdi. Sahanın tüm yönetimini eline aldı, hücumun her bir saniyesini organize etti, kısa sürede maçın momentumunu eline geçirdi. Harika çocuk rolünü de Can Uzun'dan alıp ileri taşımış oldu.

Ekleme arzusu var

Montella'nın Dünya Kupası'na götüreceği tek santrforumuz Portolu Deniz Gül olacak. Kabul edelim ki, Montella, Milli Takımımızı buralara santrforsuz bir oyunla getirmeyi başardı. Dün Kuzey Makedonya maçına Deniz ile başlaması oyun modeline yeni bir ekleme isteği içeriyordu. Burak Yılmaz sonrası, Enes Ünal'ın da sakatlanmasıyla mecburen santrforsuz oyuna yönelen Montella için Deniz'in attığı gol ve oyundaki belirgin rol hayli ufuk açıcı olacak gibi görünüyor. Tarihimizin en yetenekli jenerasyonlarından biriyle Dünya Kupası'na gidiyoruz. Montella ve 'Bizim Çocuklar' Kuzey Makedonya karşısında nefis bir sınav verdiler. Özellikle santrforlu oyun modelini portföye ekleme açısından karlı bir geceydi.