Büyük hediye

Buruk'un radikal kadro değişikliği Göztepe'yi ilk yarıda etkisiz bıraktı, ama ikinci yarıdaki çöküş ve şans eseri gol, sezon ortası kriz yönetiminde ne kadar riskli olduğunu göstermez mi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Okan Buruk'un Trabzon yenilgisinden sonra Göztepe deplasmanında yaptığı radikal kadro değişikliğini başarılı bulup ilk yarıdaki hakimiyeti övüyor. Ancak kilit argümanı, ikinci yarıda oyun kontrolünü tamamen kaybetmeleri ve Lemina'nın tesadüfi golü sayesinde zor bir deplasmanı kurtarabilmeleridir. Bu sezon ortası kaos döneminde taktik değişiklikler ne kadar işe yarıyor gerçekten?

Okan Buruk, Trabzon yenilgisinden sonra İzmir'de kadrosuna büyük bir neşter vurarak Göztepe'nin analizlerini boşa çıkarmayı hedefledi. Icardi'den Torreira'ya kadar, kendi nazarında belirgin bir imtiyaza sahip olduğu düşünülen birçok futbolcusunu yedek bırakan Okan hoca Barış Alper'i santrforda Asprilla'yı da onun arkasında konumlandırdı.

Göztepe gibi dirençli bir takıma karşı elindeki en atlet kadroyu sahaya atmak ilk yarıda fazlasıyla işe yaradı. Özellikle Barış Alper'in santrforluğu Icardi ile kıyaslandığında ortaya büyük bir enerji fazlası çıktı. Üstüne bir de duran topta kafa golü atınca Barış maçın kilidini henüz maçın başında açmış oldu.

Baskıyı kıramadı

Göztepe, ilk yarıda ön alan baskısı yapmak yerine daha merkezde bekleyip orta sahada kazanacağı toplar üzerine kurguladı oyunu. Bu Galatasaray'ın hem topu hem oyunu kontrol etmesine yardımcı oldu. Soyunma odasına 2-0 geride giren Stoilov hoca ikinci yarıya başlarken baskı merkezini öne taşıdı, Sanchez-Singo ikilisine kadar uzattı, sağ kenarda Arda Okan ile hem Sallai hem Eren'i bitirdi. Bu sayede 45 ile 60 arasında fırtına gibi bir 15 dakika oynadı Stoilov'un futbolcuları. 1 gol buldular, iki tane çok net kaçırdılar, Sane'den Asprilla'ya kadar kimseye top aldırmadılar. Bu baskıyı kırmak için Okan Buruk Sara ve Jakobs hamlesini yaptı. Aslında bu müdahaleler Göztepe'nin baskısını kırmadı, Galatasaray yine pasla çıkamadı, yine kalesinde pozisyon vermeyi sürdürdü. Ama bir şekilde gol yememeyi başardı. Lemina'nın kornerde neredeyse zıplamadan attığı kafa golü ise Okan Buruk'a en büyük hediyeydi. Böylesi zor bir deplasmanda ikinci yarıda bu kadar kötü oynayıp oyunun kontrolünü kaybetmişken maçın fişini çeken golü bulmak büyük bir hediyeydi hem de.