Galatasaray geçen sezon Şampiyonlar Ligi açılışında Frankfurt deplasmanında ne yaşadıysa Lizbon'da da başına aynısı geldi. Frankfurt'ta 1-0'ı bulmuşken Barış Alper'in kaçırdığı net gol, dün gece Sane ile bir kez daha gerçekleşti. Senaryo mutlu sona evrilecekken rakibe verilmeyen kırmızı kart ve ikinci yarıda olmayan bir penaltıyla maç Galatasaray'ın ellerinden kayıp gitti. Galatasaray, Lizbon deplasmanında iyi değil, çok iyi bir başlangıç planına sahipti. Osimhen'in yokluğunda Barış Alper Yılmaz'ı santrforda kullanan Okan Buruk, şartlar ne olursa olsun takımının ön alan baskısından taviz vermeyeceğini göstermek ister gibiydi. Barış, gücüyle, hızıyla baskıyı bir an bile bırakmadı. Arkadan gelen Yunus, Sane ve Sara'ya hep alan açtı. Galatasaray'da herkes büyük bir konsantrasyona sahipken maça odaklanamayan tek Galatasaraylı Sane'ydi.
Hoca geç kalınca...
Torreira mükemmel bir ilk yarı oynadı. Uruguaylı orta saha 47/47 pas (%100 isabet) ile sıfır top kaybı yaptı. Galatasaray'ın öne doğru çıkışları kadar topu geri kazanımlarında da hep Torreira vardı. Şampiyonlar Ligi seviyesinde üst düzey bir orta sahanın tarifini yapar gibiydi Torreira. Attığı gol de cabası. Ne var ki ilk yarıda Galatasaray ön alanda yaptığı baskıyla oyun farkını yaratmışken, ikinci yarının başlamasıyla birlikte Sporting'in baskısı tüm planı bozdu. Kadro planlamasını geç yaptığı için transferlerini dün ilk 11'de sahaya süremeyen Galatasaray, stoperde Jakobs ile oynamak zorunda kaldı. Nitekim Okan Buruk ve futbolcuları, Jakobs'un ikinci yarıda düşmeye başlamasıyla maçın momentumunu kaybetti.

16