KEDİLERLE ilgili en büyük sırlardan biri, nereden düşerlerse düşsünler hep dört ayak üzerine inmeyi başarmaları.
Bu konuda biliminsanları 100 yıldan fazla süredir araştırma yapıyor -ilk bilinen araştırma 1894'te yapılmış- ve kesin bir sonuca ulaşamadılar.
Şimdi şanlı Japonya'da Yamaguchi Üniversitesi'nden bir araştırmacı grup yeni bulgulara ulaştı ama onlar da kesin konuşmak için daha fazla detaya ihtiyaç olduğunu söylüyor.
Biz son duruma bakalım.
Yamaguchi Üniversitesi'nden Veteriner fizyolog Yasuo Higurashi liderliğindeki bir ekibe göre, kedilerin bu olağanüstü düşüşü tamamlama yeteneği, en azından kısmen, omurgaları boyunca uzanan esneklik farklılıklarından kaynaklanıyor.
Araştırmacılar, omurganın her bir bölümünün torkunu (dönme kuvveti), dönüş açısını, sertliğini ve 'nöral bölgesini' (hareket için minimum kuvvetin gerektiği hareket aralığı) ölçmüş.
Haberin DevamıBulgularına göre, omurganın ön yarısı -yani göğüs omurgası- arka yarıdaki daha sert olan bel omurgasına kıyasla çok daha geniş bir hareket aralığına sahip ve çok daha kolay dönüyormuş.
The Anatomical Record dergisinde yayımlanan araştırmada vardıkları sonuçlar şöyle:
Kedilerin havada duruşunu düzeltirken gövde rotasyonu sıralı şekilde gerçekleşiyormuş. Önce gövdenin ön kısmı dönüyor, ardından arka kısım onu takip ediyormuş.
Higurashi ve beraberindeki araştırmacılar bağışlanan beş kedi kadavrasını inceleyerek omurgayı iki bölgeye ayırdılar: Göğüs omurları ve bel omurları. Ardından da bu bölümlerin her birini, ne kadar bükülebileceğini test etmek için özel bir burulma düzeneğine yerleştirdiler.
VÜCUDUNU SIRALI BİR ŞEKİLDE ÇEVİRİYOR
Sonuç çarpıcı: Göğüs omurgasının hareket aralığı, bel omurgasının yaklaşık üç katı. Göğüs kısmındaki sertlik de bel kısmına göre yaklaşık üçte bir oranında daha düşük.
Göğüs omurgası yaklaşık 47 derecelik bir nöral bölgeye (serbest hareket alanı) sahipken, bel omurgasında bu alan neredeyse hiç yoktu.
Örneklem boyutu küçük olsa da çok şey anlatıyor. En kritik nokta kedilerde göğüs esnekliği ile bel sertliği genel bir özellik.
Haberin DevamıDaha sonra bunu canlı bir kedide gözlemleyebilirler mi, ona baktılar. İki canlı kedinin her birini yaklaşık 1 metre yükseklikten yumuşak bir mindere 8 kez bıraktılar ve süreci yüksek hızlı kameralarla kaydettiler.
Sonuçlar, kedilerin tek bir pürüzsüz hareketle dönmediğini; aksine önce ön yarının döndüğünü, ardından arka yarının onu izlediğini göstermiş. İki yarının dönmesi arasındaki zaman farkı bir kedide 94 milisaniye, diğerinde ise 72 milisaniye olarak ölçüldü.
Araştırmacılar, kedilerin kendilerini tek bir bütün olarak değil, sıralı bir şekilde düzelttiklerini öne sürüyor. Omurga daha esnek olduğu ve vücudun ön yarısı arka yarıya göre yaklaşık yarı kütlede olduğu için önce ön taraf dönüyor. Ardından, daha sert ve ağır olan arka kısım onu takip ediyor.
Peki bu bize ne anlatıyor
Haberin DevamıBu değişken esneklik sadece düşerken değil kedilerin dörtnala koşma veya yüksek hızda giderken keskin dönüşler yapma gibi çeviklik gerektiren hareketlerinde de işini kolaylaştırıyor olabiir.
Can dostlarımız üzerinde yapılan her araştırmada olduğu gibi bu çalışmanın da insanların yaşamını nasıl olumlu yönde değiştireceği üzerinde çalışılacak.
İYİ BİR KÖPEK SAHİBİ OLMANIN YOLLARI
AVUSTRALYA'nın ABC kanalının okur yorumlarından derlediği uyarıları liste halinde dikkatinize sunayım. İşinize yarayacaktır.

5