KEDİLER duruş itibarıyla mesafeli canlılar. Ama hayatını bir kediyle paylaşan kişiler, bunun esasında böyle olmadığını bilir.
Aslında kediler insanlarla pekâlâ çok kuvvetli bağ kurabilir ve bunu da o kişiye hissettirebilir.
Biliminsanlarının güncel araştırmaları, bu durumu bilimsel olarak da kanıtlamış. Meğer kedilerle insanlar arasındaki bağın merkezinde, güveni pekiştiren ve 'sevgi hormonu' olarak bilinen oksitosin yer alıyormuş.
Araştırmaların sonuncusu geçen yıldan ama internette denk geldiğim sonuçlar, hepimiz için dikkate değer detaylar içeriyor.
Mekanizma şöyle işliyor: Oksitosin, stres hormonu olan kortizolü baskılayarak parasempatik sinir sistemini harekete geçiriyor bu sayede kalp atışını, tansiyonu ve kaygıyı düşürüyor.
Yapılan çalışmalar, kedileri sevmenin ya da mırlama seslerini dinlemenin de sadece psikolojik bir rahatlama sağlamadığını hem insanın hem de kedinin beyninde oksitosin salgısını artırdığını gösteriyor.
Haberin DevamıAma hemen havaya girmeyin. Bu bağın oluşmasında yine en kritik faktör kedinin rızasındaymış.
Kedi kendi isteğiyle sahibinin kucağına geldiğinde, başıyla sürtündüğünde veya sevilmeye izin verdiğinde her iki tarafta da oksitosin seviyeleri belirgin şekilde yükseliyormuş.
Kediyi istemediği halde kucağa almak veya zorla sevmek, özellikle kaygılı ya da çekingen kedilerde oksitosin seviyesinin düşmesine ve stresin artmasına neden oluyormuş.
Daha önce aktarmıştım, köpekler gibi doğrudan ve sürekli göz teması kurmak yerine kediler, gözlerini yavaşça kırparak ve düşük frekanslı mırlamalarla güven sinyalleri veriyor.
Köpeklerle kıyaslandığında kedilerin etkileşim anındaki oksitosin artışı da oran olarak daha düşük görülmüş. Köpeklerde artış yüzde 57, kedilerde yüzde 12'ymiş.
Bunun temel nedeni de evrimsel köklerimizde yatıyormuş: Sürü hayvanı olan köpekler insan onayına ve doğrudan iletişime genetik olarak yatkınken, kediler yalnız avlanan atalardan geliyor. Yani sevgisi ve güveni koşulsuz ya da otomatik değil kazanılması gerekir.
Ancak uzmanlara göre bu güven sağlandığında, kedinizle paylaştığınız o sakin ve mırıltılı anlar, anne-bebek veya iki yakın dost arasındaki biyolojik sevgi mekanizmasının aynısıyla işler.
Haberin DevamıAlın size kedi sahiplenmek için bir neden daha.
BAK SEN ŞU EMPATİKLERE
KÖPEKLER, sahiplerinin göz kırptığını gördüklerinde kendi göz kırpma sıklıklarını artırıyormuş. Ama bu empatik hareketi tanımadıkları insanlara karşı sergilemiyorlarmış.
Parma Üniversitesi'nden biliminsanları, 35 farklı köpek ırkına sahiplerinin ve yabancıların yer aldığı videolar izletmiş. Videolarda kişiler hem düzenli aralıklarla göz kırparken hem de hiç kırpmadan doğrudan kameraya bakarken kaydedilmiş.
Köpekler, yalnızca kendi sahipleri göz kırptığında kırpma sıklıklarını belirgin şekilde artırıyor. Yabancı kişilerin göz kırpması ise köpeklerde benzer bir tepkiye yol açmamış.
Haberin DevamıKöpekler insanlarla eş zamanlı (birebir aynı anda) göz kırpmıyor; sadece genel kırpma sıklıklarını yükseltiyor.

2