İber Vaşağı'nın nesli kurtuldu

BAYRAM tatilinin son demini yaşarken güzel bir haber vermiş olayım.

Uluslararası Doğa Koruma Birliği, dünyanın en nadir görülen kedilerinden İber Vaşağı'nın artık tehlike altında olarak sınıflandırılmayacağını duyurdu.

İber Vaşağı nüfusu 2001'de 62 yetişkin birey olarak kayıtlara geçerken, 2022'de bu sayı 648'e yükselmiş. Şu anda bu nüfusun 2 binden fazla olduğu belirtiliyor. Bu vahşi kedi türü İspanya ve Portekiz'de sıklıkla görülüyor. Önceden İber Yarımadası'nın tamamında yaygın olan türün nüfusu 1960'lardan itibaren habitat kaybı, kaçak avlanma ve yol kazaları nedeniyle azalmıştı.

Bu artışın arkasında, Avrupa tavşanı olarak bilinen ama aynı zamanda nesli tükenmekte olan yabani tavşanın nüfusunu artırma çalışmaları da etkili olmuş. Çünkü bu Avrupa tavşanı da İber Vaşağı'nın ana besin kaynağıymış.

Koruma faaliyetine öncülük eden sorumlu koordinatör Francisco Javier Salcedo Ortiz, durumu "Bir kedi türünün koruma yoluyla şimdiye kadar elde ettiği en büyük iyileşme" olarak tanımlıyor.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

Hâlâ yapılacak çok iş olduğunun altını çizen Ortiz, "İleriye dönük olarak, İber Vaşağı'nı orta ve kuzey İspanya'daki yeni bölgelere yeniden yerleştirme planları var" diyor.

Öldürmek değil de yaşatmaya odaklanan çalışmalar ne kadar güzel.

KEDİLER SIVI MIDIR KATI MI

1991'den beri bilimsel araştırmalardaki 10 olağandışı ya da önemsiz başarıyı ödüllendirmek için mizahi bir Ig Nobel Ödülü veriliyor. Bu ödülün amacı insanları önce güldüren sonra düşündüren başarılara dikkat çekmek. Adı da "değersiz" anlamını taşıyan ignoble kelimesinden geliyor. Neyse çok uzatmayayım. Bu konudaki çalışmalardan biri hakikaten çok eğlenceliymiş.

Fransız akademisyen Marc-Antoine Fardin, Kedilerin Reolojisi Üzerine başlıklı bir makale yazmış ve kedilerin özel yetenekleri sayesinde hem sıvı hem de katı olarak görülmesi gerektiğini savunuyor. Fardin, çalışmasında internetteki kedi fotoğraflarından yola çıkmış: Lavabo, kavanoz, kutu farketmeksizin kedilerin herhangi bir kalıba sığmalarını incelemiş.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

Fardin şöyle diyor: "Japonya'da yapılan çok yeni deneyler de kedileri izole akışkan sistemler olarak değil, çevrelerinden gelen gerilimleri aktarabilen ve absorbe edebilen sistemler olarak görmemiz gerektiğini göstermektedir. Gerçekten de Japonya'da, stresli müşterilerin kedileri sevip mırıldanarak dertlerinden uzaklaşabildikleri kedi kafeleri bulunuyor."

Araştırmaları sırasında hiçbir kedinin zarar görmediğini aktaran akademisyen, kedinizin katı mı sıvı mı olduğunu anlamak için testin nasıl yapılacağını da şöyle anlatıyor: