Hem utangaç hem meraklı

KARŞI karşıya olduğumuz durum esasında bizim deneyimlediğimiz ve duyduğumuzun tersi bir şeyi gösteriyor.

Şunu herkes bilir, kedilere göre insanlar, kendilerine hizmet etmeleri için yaratılmış varlıklardır.

Ama okuyacağımız araştırma bunun tam olarak böyle olmayabileceğini gösteriyor.

Biliminsanları kedileri dört kişilik tipine ayırmışlar ve bunlardan biri yabancılara karşı insan bebeklerinde görülen utangaçlık ve merak karışımının aynısını sergiliyormuş.

Çalışmanın kedi araştırmacısı olan başyazarı Madoka Hattori, "Umarım bu araştırma, insanları 'köpekler cana yakındır' veya 'kediler mesafelidir' gibi kalıplaşmış yargıları yeniden sorgulamaya teşvik eder. Hayvanların kişilikleri, bu etiketlerin ima ettiğinden çok daha çeşitli ve karmaşık" demiş.

Detaylara geçelim.

Bebeklerde yaklaşık 9'uncu ayda şöyle bir durum gözlemlenebiliyor: Örneğin bir arkadaşınızın bebeğini ziyarete gidersiniz, bebeğin size pürdikkat baktığını ama tam siz de ona baktığınızda ise cilveli bir tebessümle başını hemen çevirdiğini görürsünüz. İşte bu tatlı durum aynı şekilde kedilerde de olabiliyormuş.

Haberin Devamı

Yapılan çalışmalar ister utangaç olsun ister olmasın bebeklerin yabancılara yaklaşma oranının nispeten yüksek olduğunu ortaya koymuştu. Araştırmacıların kedi anketlerinde gördüğü ise bu değildi. Bunun yerine, kedilerin belirgin dört farklı gruba ayrıldığı gözlemlendi:

- Az korku duyan ve son derece sosyal olan kediler.

- Korkusuz ve sosyal olan ancak yabancılara yaklaşma ihtimali daha düşük kediler.

- Yabancılardan olabildiğince uzak duran korkak kediler.

- Korkmasına rağmen hâlâ merak duyan ve bu ürkütücü yeni şeye yaklaşma eğilimi gösteren kediler.

Araştırmacılar, insanlarda görülen klasik bebek çekingenliğine benzeyen grubun işte bu son grup olduğunu söylüyor. Ayrıca erkek kedilerin ve sokakta doğan kedilerin bu davranışları sergileme olasılığının daha yüksek olduğu tespit edildi.

PLOS One'da yayımlanan araştırma, tabii ki başlangıç. Çalışmalar sürüyor.

BİR DENEYİM OLARAK EVCİL HAYVAN SAHİPLİĞİ

Haberin Devamı

EVET bu karşı çıkmamız gereken bir durum fakat dünyada böyle bir ekonomi var ve her geçen gün büyüyor.

BBC, bu konuda dikkat çekici bir çalışmaya imza atıp furyanın Britanya'da ulaştığı seviyeyi incelemiş.

Detaylara bakalım.

MoneySuperMarket verilerine göre Birleşik Krallık'ta evcil hayvanlara ve ilgili ürün/hizmetlere yapılan harcama 1997'de 2.9 milyar sterlin iken, 2025 itibarıyla yaklaşık 12 milyar sterline fırlamış.

Köpekleri sadece bir mekâna kabul etmenin ötesine geçildi. Artık restoran ve barlarda köpeklere özel hazırlanan fırın yemekleri, kafelerde kremalı içecekler, köpek dondurmaları ve düğünler için eşlikçi köpek hizmetleri sunuluyormuş.

Haberin Devamı

UWE Bristol'dan pazarlama uzmanı Dr. Stelina Kanaki, ekonominin artık yalnızca fiziksel ürün satmaktan çıkıp "hatıra ve unutulmaz anlar yaratmaya" evrildiğini belirtiyor. Tüketiciler artık yalnızca köpeğin temel ihtiyaçlarını karşılamıyor; köpekleriyle birlikte paylaştıkları deneyimleri de satın alıyor.

Tabii bunda sosyal medya etkisi de var. Sosyal medya düğün gibi etkinliklere evcil hayvanların dahil edilebileceği fikrini her gün biraz daha yaygınlaştırıyor.