Bilim bize 'Durunbakalım' diyor

BU ikilemi zaman zaman yaşıyoruz:

Bilim sürekli kendini yanlışladığı ve bu şekilde geliştiği için yapılan araştırmalar bir süre sonra başka bir araştırma tarafından boşa düşürülebiliyor.

Benzer bir durumla karşı karşıyayız.

Son gelişmelerle kedi ve köpeklerle anlaşma konusunda epeyi ilerleme kaydettiğimizi düşünmeye başlamıştık ama bilim bize bir durup soluklanmamız gerektiği uyarısını yaptı.

Açayım ne demek istediğimi.

Applied Animal Behaviour Science' da yayımlanan yeni bir çalışma, insanların köpeklerin duygularını tanımlama yeteneğinin abartıldığını ve özellikle köpeklerin bazı duygularını anlama konusunda kötü olduğumuzu ortaya koydu.

Çalışma sırasında 447 katılımcıya, öfke, sakinleştirme, korku, hayal kırıklığı, mutluluk, nötr, acı, olumlu beklenti, üzüntü, ayrılık stresi ve şaşkınlık gibi duyguları sergileyen köpeklerin 44 kısa video klibi gösterilmiş. Klipleri izledikten sonra bu kişilerden köpeğin 11 duygudan hangisini yaşadığını seçmeleri istenmiş.

Haberin Devamı

Sonuç fena değil. Genel olarak insanlar yavru köpeklerdeki duygusal tepkileri tanıma konusunda becerikli çıkmış.

Çalışmanın başyazarı Kun Guo, "Bulgular, insanların, ilgili duygusal tetikleyiciyi ve daha geniş önceki bağlamı bilmeden, yalnızca köpeğin görsel tepkisinedavranışına dayanarak birçok köpek duygusunu şansın üstünde tanıyabileceğini gösteriyor" diyor.

VÜCUT DİLİNDEN ANLIYORUZ

Ama bunun yanında katılımcılar köpeğin sadece yüz ifadesi görüldüğünde duyguları tanımlamakta zorlanmış. İnsanlar genellikle köpeğin vücut dilini bütün olarak okumakta daha iyi çıkmış.

Katılımcılar öfke, beklenti ve şaşkınlığı yüz ifadesinden kolayca okuyabilmiş, ancak mutluluk, üzüntü, acı ve korkuyu tanımlamak için bedensel ipuçlarına ihtiyaç duymuş.

Korku ve hayal kırıklığını okumak ise ayrıca zor olmuş. Çoğunlukla korku ve mutluluğu karıştırmışlar. Hayal kırıklığı, test sırasında şans haricinde neredeyse tespit edilememiş.

Haberin Devamı

Araştırmacılara göre bu biraz da hayal kırıklığı kavramının insandan insana değişmesinden kaynaklanıyormuş.

Bilim insanları başka bir anketle, yaptıkları araştırmayı üst üste koymuş. Sonuç ilginç. Ankette evcil hayvan ebeveynlerinin yüzde 96'sı mutluluğu anlayabileceğini söylemiş fakat sahada bu yüzde 63 çıkmış.

Ankette yüzde 86 sıkıntıyı anlayabileceğini söylerken testte bu oran yüzde 23'te kalmış.

Korku konusunda yüzde 89 ankette kendine güvendiğini belirtmiş ama testte başarı oranı yüzde 16 olmuş.

Ezcümle, köpeğimizin duygularını anlama konusunda düşündüğümüz noktada değiliz. İyisi mi, siz bu hafta sonundan başlayarak, köpeğinizle biraz daha fazla zaman geçirin. İkinize de iyi gelecek.

Haberin Devamı

KEDİ SAHİBİ OLMAKKEMİKLERE İYİ GELİYOR

KARŞIMA çıkan "Kedi sahibi olmanın iyi yanları" haberinde ilginç bir detay gördüm. Scientific American dergisinde yayımlanan araştırmaya göre kedilerin mırıltısı, 25-150 Hertz arasında tutarlı bir düzende olduğu için bu titreşimin başta kemiklerimiz olmak üzere bünyemizde iyileştirici bir etkisi olabilirmiş.

Dergideki araştırmaya göre bu frekans kemik yoğunluğunun artmasına yardımcı bile olabilir.

Diğer özellikleri merak ediyor olabilirsiniz. Sıralayayım:

- Kalp krizi geçirme riskinizi azaltıyormuş (ABD'de 4 bin kişi üzerindeki araştırmaya göre kedi sahibi olanların, olmayanlara göre kalp krizinden ölme riski yüzde 30 düşük çıkmış.