Benzer şekilde yaşlanıyoruz

EVCİL kedilerin bize sadece yoldaşlık yapmadığını, durumun tahmin ettiğimizden daha derin olduğunu gösteren bir araştırma yayımlandı.

Biology Open dergisindeki araştırmada evcil kedilerin (Felis catus) tıpkı insanlar gibi yaşlandığı ve benzer nörolojik gerileme süreçlerinden geçtiği aktarılıyor.

Biliminsanlarının ortaya çıkardığı bu benzerlik, kedileri insanlardaki demans ve genel yaşlanma süreçlerini anlamak için ideal bir yardımcı haline getiriyor.

Araştırmacıların kedilere odaklanmasının temelinde onların hem sayıca çokluğu -dünya çapında 600 milyon- hem de şaşırtıcı derecede uzun ömürlü olmaları yatıyormuş. İnsanların maksimum yaşam süresi, yakın akrabası olan maymunlarınkinin neredeyse iki katı, evcil kedilerin de 30 yıl olan maksimum yaşam süresi, yakın akrabası Avrupa yaban kedisinin (19 yıl) iki katına yakın.

İnsanlarla aynı fiziksel çevreyi paylaşarak bu kadar uzun yaşamaları, kedileri yaşlanma araştırmaları için mükemmel bir aday haline getiriyor.

Peki araştırmacılar ne yaptı

Haberin Devamı

İnsan yaşını kedi yaşına çevirirken kullanılan basit ve geleneksel oranlar yerine bilimsel bir yaklaşım benimsemişler. İnsanlar, kediler ve diğer memelilerden elde edilen 3 bin 754 farklı veri noktası (MR görüntüleri, kan kimyası profilleri, gözlerin açılması ve oyun oynama gibi davranışsal dönüm noktaları) detaylıca analiz edilmiş.

Bu veriler ışığında, yaşlanmanın her iki türde de sabit bir hızda ilerlemediği; yaşamın farklı evrelerinde hızlanıp yavaşladığı tespit edilmiş.

Bu modele göre, yaşamın ilerleyen dönemlerinde iki türün yaşlanma seyri büyük ölçüde örtüşüyor. Örneğin, 15 yaşındaki bir kedi biyolojik olarak 80 yaşındaki bir insana eşdeğer oluyor. Tüm hayvanlar insan yaşlılığı seviyesine ulaşamazken, evcil kedilerin bu evreye ulaşabildiği görülüyor.

Çalışmada yapılan MR incelemeleri, yaşlanan kedilerin ve insanların beyinlerinde şaşırtıcı benzerlikler olduğunu da kanıtlamış.

Mesela, antrofi denen beyin hacminde genel bir küçülme, ventrikül adı verilen beyin içindeki sıvı dolu boşlukların genişlemesi ve ilerleyen yaşlarda ortaya çıkan nörodejeneratif gerilemeler insan ve kedilerde benzer ilerlemiş.

Günümüzde kedi besleyenlerin giderek artan oranda ileri tedavi yöntemlerine başvurmaları -MR gibi- biliminsanlarının çalışmaları için gerekli verileri de sağlıyor.

Haberin Devamı

Uzmanlara göre bu artan klinik veriler bilimsel bulguları doğrudan sağlık hizmetine dönüştüren araştırmalar için altın değeri taşıyor.

Gelecekte bu çalışmalar başta demans olmak üzere çok sayıda hastalığa karşı insanlığın zafer kazanmasını sağlayabilir.

KEDİLER NEDENBİRBİRİNİ TIMAR EDER

EVİNDE birden çok kedisi olanlar bilir: Bazen kediler, bir insanın arkadaşının saçını taraması gibi diğer kedini tüylerini yalarlar.

Bu tımar hareketi dışarıdan bakanlar için iki kedinin samimi olduğuna dair bir izlenim uyandırır. Ama durum sandığımız gibi değilmiş.

Ghent Üniversitesi ve Lincoln Üniversitesi'ndeki araştırmacılar bu davranışı incelemiş. İki kedisi olan 53 hanenin katıldığı bir proje yürütmüşler ve kedilerin birbirlerini tımar ettikleri anları filme almışlar. Bu videolardan da davranış analizi yapılmış.

Haberin Devamı

Applied Animal Behaviour Science (Uygulamalı Hayvan Davranışları Bilimi) dergisinde yayımlanan bulgular, birbirini yalamanın kesinlikle her zaman bir sevgi göstergesi olmadığını ortaya koyuyor.

Aksine, bazen bu durum kediler arasındaki bir çatışmanın işaretiymiş. Araştırmadan aktarayım.

İlk kategori dostluk kurmak ve sürdürmek için birbirlerini tımar etmeleri. Burada amaç sosyal bağları güçlendirmek, temizlik sağlamak veya diğer kediyi rahatlatmak. Kedilerin aynı vücut duruşunu sergilemesi (birlikte yatmak gibi) olumlu bir ortamı gösterirmiş. Bu durumlarda da tımar işlemi genellikle kedilerin hoşuna giden baş ve kulak bölgesine yoğunlaşıyormuş.