Yarın mini mini birler okula başlayacak kısmetse…
Ardından da diğerleri okul yollarında olacak hayırlısıyla.
İlkokul çocuklarının tamamı için okula gitme mecburiyetine tamam da…
Koca koca insanların "mecburen" okula gönderilmeleri epeyce garibime gidiyor.
Yaşın on sekize gelmiş…
Okulda ruhun sıkılıyor, istemiyorsun…
Mecburen gönderiyorlar!
Niçin gönderiyorlar
Kanuni mecburiyet var.
Gitmemenin cezası var!
Lise mecburi!
Bu iktidardan evvel "kesintisiz 8 sene olan" okul mecburiyeti, "kesintili" 12 yıla çıkartıldı.
Çıkartıldı da ne oldu
Çok şey oldu.
Bir kere, koca koca gençlerin okumak isteyenleri ile okumak istemeyenleri bir arada, aynı sınıflarda toplandı.
Okumak isteyenler can kulağı ile ders dinlemeye, not almaya çalışırken…
Okumak istemeyenler dersi kaynatmak, huzuru bozmak için ellerinden geleni yaptı.
Öğretmenler de okumaktan nefret edenlerle uğraşırken okumak isteyenlerle ilgilenemez hale geldi.
Gıcık oldukları okula zorla gönderilen, yani kanun zoruyla gönderilen koca koca insanlar, dışarıda yapacak işleri olmadığı için…
Olmadık "arkadaşlar" edindi.
"Kötü" arkadaşlar edindi!
Okul dışındaki boş vakitlerinde olmadık arkadaşlarla takıla takıla iyice bozuldu.
Şiddete meyletti.
Bu sefer de…
Kendisini "adam etmeye" çalışan öğretmenlerine ters çıkmaya başladı.
Öğretmenler de, dışarıdan kötü kötü alışkanlıklar getirmiş kocaman insanlarla uğraşmaktansa çoğu zaman görmezden gelmeyi tercih etti.
Onlar mecburen böyle yapınca da, mecburen okula gidenler iyice şımardı.
Öğretmeni "pıstırttığını" düşünerek, iyice havalara girdi.
Öğretmen bu tavırlara dayanamayıp sert çıktığında da, işler iyice çıkmaza girdi.
Okullardan neler geliyor neler; bazı "zoraki öğrencilerin" en berbat iftiralarına uğrayan öğretmenler!
Aile saadeti bozulan, aile boyu perişan olan öğretmenler!
*
Okumak isteyenle okumaktan nefret eden, aynı mekânda.
Sonuç
Her iki taraf da perişanlık!
*
Çocuklar zamanında kabiliyetlerine göre yönlendirilse.
Mühendisliğe eğilimi olan oraya, ara elemanlığa eğilimi olan da buraya sevk edilse.
Mecburi eğitim eskiden olduğu gibi 5 yıla indirilse…
Meslek eğitimi cazip hale getirilse, şimdiki gibi "ağırlıklı olarak haylazların toplandığı" bir yer olmaktan çıkartılsa…
Zamanında yönlendirilen gençlerin kollarına birer altın bilezik takılsa...
Üniversite öğrencisi sayısı bakımından Avrupa'nın açık ara birinci sıradaki ülkesi olmasak…
Usta, kalfa sıkıntısı çekmesek.
Hayata çok geç olmadan atılan gençlerimiz, zamanında yuva kurabilseler…
Nüfus artış hızımız dibe çakılmasa...
Cumhurbaşkanımız, "Bu büyük bir tehdittir, varoluşsal tehdittir!" demek mecburiyetinde kalmasa…
Aile Bakanımız, "Bu gidişle 25 sene sonra yeterince askere alacak genç bulamayacağız!" diyerek dert yanmaktan kurtulsa…
Milyonlarca mesleksiz lise ve üniversite mezunumuz olmasa…