Yorulduk ey halkım!
Kutuplaşmadan yorulduk!
Pazarlıklardan yorulduk!
Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda bitmesi için mecburi kılınan %50 + 1 oy barajı yüzünden çok yorulduk.
Bu model getirilirken, adaylardan birinin %50 + 1'i bulmasının çok zor olacağı, bundan dolayı da farklı dünya görüşlerindeki partilerin uzlaşmak zorunda kalacağı, çatışma yerine uzlaşma kültürünün yerleşeceği söylenmişti.
Evet, farklı partiler bir araya geldi.
Geldi gelmesine de...
Hatırlayın neler oldu:
Altılı Masa kuruldu, benzemezler bir araya getirildi.
Bir buçuk yıl süren yoğun pazarlıklar, çekişmeler, krizler dönemini yaşadık.
Oyu %1-2 olan partiler bile masada eşit ağırlık kazandı.
Adaylık, cumhurbaşkanı yardımcılığı, bakanlık dağılımı gibi konularda büyük partilerin iradesi gölgede kaldı.
Tabanlar rahatsız oldu, siyasetin seviyesi düştü. Toplum yoruldu, siyaset yoruldu.
Birçok kişi "doğru dürüst oyu olmadığı halde" milletvekili oldu!
Ve Cumhurbaşkanlığı seçimi...
İlk turda hiçbir aday %50 + 1'i aşamadı.
İş ikinci tura kaldı.
Sayın Erdoğan ikinci turda seçilebildi.
İki tur arasında neler yaşadık
Belirsizlik, kaos, ekstra pazarlıklar...
Kamuoyunun pek tanımadığı parti liderleriyle buluşmalar, gizli protokoller, dayatmalar...
Hepsi yaşandı.
Bu modelin zararlarının faydalarından çok daha fazla olduğu iyice anlaşıldı.
AK Parti kurucularından eski Bakan Faruk Çelik, "Yüzde 50 + 1 Türkiye'nin sosyolojisine ve ekonomisine yük. İlk turda yüzde 40 + 1 oy alan aday seçilsin. Türkiye 50 +1'in yükünü taşıyamıyor!" dedi.
Sayın Cumhurbaşkanı, "50 + 1 şartının değişmesi isabetli olur. Partileri yanlış yollara sevk ediyor. Çoğunluğu alan adayın seçilmesi usulüne geçilirse seçim seri olur, uğraştırmaz" diyerek kapıyı aralık bıraktı.
Sayın Cumhurbaşkanı, bu konuya dair soru üzerine "50 + 1 şartının değişmesi isabetli olur. Partileri yanlış yollara sevk ediyor. Çoğunluğu alan adayın seçilmesi usulüne geçilirse seçim seri olur, uğraştırmaz." diyerek kapıyı aralık bıraktı.
Bu konunun yeniden gündeme gelmesinde ve tartışılmasında fayda var.

7