Kıbrıs "Mavi Vatan"ımızın simgesi değildir sadece...
"MANEVİ VATAN"ımızın en çok ihmal ettiğimiz simgelerindendir aynı zamanda.
Ne yazık ki...
Biz, MANEVİ VATAN'ı çok ihmal ettik.
Biz, MANEVİ VATAN'ın ruhunu oluşturan ulvi kavramları çok yıprattık!
Biz, eğitimde, kültürde, hatta "kanunlarda" Batı'ya çok bağlandık.
Biz kendimize, kendi tarihimize çok az kıymet verdik.
Biz, canımızı emanet ettiğimiz doktorlara bile "sapık Hipokrat"ın sözde yemini ettirdik.
Biz, ona yemin dedik, yeminin zeminini kaydırdık!
Biz çocuklarımıza, her sınıfta balığın tırmandığı kavağı bellettik.
Yalan tarihi bellettik!
Bizi, birbirimize kırdıran "izm"leri bellettik!
Aile, eğitim ve kültür alanlarında kendimizden uzaklaştık; batıdan gelen ne varsa, bünyemize aldık.
Atina kriterlerine takıldık, Paris kriterlerine takıldık, Londra kriterlerine takıldık, Kopenhag kriterlerine takıldık...
Anadolu kriterlerine yan baktık!
"Dertlerden kurtulursun gezsen Anadolu'yu" dedik ama, Anadolu'yu unuttuk!..
Biz her güzelliği ihmal ettik...
En çok da evlâtlarımız ihmal ettik, olmadık ellere bıraktık.
Derin boşluklara, dehlizlere attık!
"Başarılı ol, başarılı ol!" diye diye...
"Yarış atı"na döndürmeye çalıştık!
Test ile tost arasına sıkıştırdık!
Onlara kazanma, daha fazla kazanma hırsını aşıladık.
Başarıyı kutsadık, "Maddeye sahip olan her şeye sahip olur, çok kazanan mutlu olur!" mesajını verdik, her halimizle.
Kötü misaller olduk ya da karşılarına kötü misaller çıkarttık.
Televizyonlarımızdan popüler kültür propagandası yapılmasına, MANEVİ VATAN'ımızın zeminin kaydırılmasına ses çıkartmadık ya da yeterince ses çıkartmadık.
Özümüz sözümüz bir olmadı.
Ayağına diken batan kardeşimizin acısını hissetmedik.
Aksine, diken batıranlardan olduk!
Muazzez Peygamberimiz'in saçını ağartan "Âyet", bize tesir etmedi.

7