İlle de Üniversite!

Usta yok usta!

Durum bu.

Biz bu meseleyi bir tek Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in sırtına bırakamayız.

Topyekun seferberlik şart.

Öncelikle, şu "ille de üniversite" hastalığına son vereceğiz.

Okumak istemeyen çocuğu ille de üniversiteye gönderme hastalığına.

Bazı gençler, ailelerini memnun etmek için okuyor.

Aileleri onlara bunca yıl "yatırım" yaptı ya, bir yeri kazanamamak olmaz.

Üniversite olsun da "taştan" olsun.

Genç, iyi kötü bir yeri tutturunca aile baskısı azalmış oluyor.

Aile de etrafa karşı rahatlamış oluyor.

Ele güne karşı, bir yeri kazanmak şart!

Genç, liseden sonra okumasa, bir mesleğe yönelse, sevdiği-kabiliyetlerine uygun bir mesleğe.

İnanın en kötü 4 senede usta olur.

En kötü, 3 asgari ücret maaşı olur.

En kötü, 4 yıllık sigortası ödenmiş olur.

En kötü, evlenebileceği parayı biriktirmiş olur.

Unvanı da usta; mesleksiz bir mühendisten çok daha havalı, çok daha saygı görür, saygı değer.

Yok ille de "üniversite."

Niçin

Maksat hava olsun.

Böyle düşünenler iyi bilsinler ki Çatladıkapı Üniversitesi'nde işletme bitirmenin hiçbir esprisi yok.

Açık Öğretim İşletmeyi Bitir, aynı işi görür.

Vaktin sana kalır, mesleğinde ilerlersin.

Kendine, ailene, memleketine katkın olur.

Yoksa...

Yaş 25, acemi, vasıfsız eleman.

Kocaman diplomalı, vasıfsız.

Bir şey bilmeyen, daha kötüsü neyi bilmediğini de bilmeyen!

Böyle bir eleman.

Bu herkes için mi

Değil, elbet.

Okumak isteyen, dersin başına oturunca kalkmak bilmeyen genç, profesör olsun, ordinaryüs profesör olsun.

Benim lafım zoraki okuyan ve okutulanlara...

Her şeyi devletten beklemeyelim.

Kendi yolumuzu çizmeyi bilelim.

BİR HATIRA

Geçen yazmıştık, tekrarlayalım:

Bizim yeğen Selamet'in merhum babası "Oğlum buralarda okuyamadı, yaşı da geçiyor, ne yapsak" diye sorunca, "Gönder İstanbul'a!" demiştim.

O zamanlar 14-15 yaşlarında mahcup bir genç Selamet.

Gelir gelmez bir elektrik ustasının yanına verdik.

Bizim Kastamonu'da kıymeti bilinmeyen nice cevher var.

Selamet de onlardan biriymiş, üç ayda işi kaptı, bir senede kalfa, iki sene de usta oldu.

Patronunun vazgeçemediği eleman oldu.

Hatta, merhum babası Selamet'i "Harman işi için" çağırınca, telaşlandı.