Yazar, ev hanımlarının toplumun görünmeyen kahramanları olduğunu ve bu seçimin saygı görmesi gerektiğini savunmaktadır. Kendi deneyimini ve ailesinin tercihlerini örnek vererek, 'ille de çalışan kadın' ısrarına karşı çıkmakta, bu politikaların sosyo-ekonomik sonuçlarını sorgulamaktadır. Peki, ev hanımlığını seçen kadınlar ile çalışmak zorunda kalan kadınlar arasındaki fark ve gerçek sorun nereden kaynaklanıyor?
Ev hanımları bu toplumun en çok çalışan ancak emeği görünmeyen, emeğine kıymet verilmeyen kahramanları.
Kahramanları diyorum, zira MANEVİ VATAN hâlâ çökmediyse, bunda ev hanımlarının büyük katkısı var.
Aileyi yaşat ki devlet yaşasın.
Ev hanımları bu toplumun en çok çalışan ancak emeği görünmeyen, emeğine kıymet verilmeyen kahramanları.
Kahramanları diyorum, zira MANEVİ VATAN hâlâ çökmediyse, bunda ev hanımlarının büyük katkısı var.
Aileyi yaşat ki devlet yaşasın.
Ev hanımlarının kıymetini bil ki aile yaşasın.
Benim hanımefendim üniversite mezunu bir ev hanımı...
Tanışmalarda mesleği sorulduğunda "Ev hanımıyım." karşılığını veriyor haliyle.
Bunu duyan çalışan kadınların şöyle bir "Hııı" dediklerini, "Niye çalışmıyor ki" diye sorar gibi baktıklarını hissediyorum.
Sanki...
"Hazır yiyici" ithamında bulunur gibi bir hava hissediyorum bakışlarında.
Benim Validem, yıllar yılı Almanya'da çalışmış...
Para kazanmış ama bir gün bile mutlu olamamış.
Bir araya geldiğimizde "Çalışmaya mecbur kaldım oğlum!" der ve şöyle bir cümle ekler:
"Yoksa ben istemez miydim bebeklerimi büyütmeyi."
Rahmetli Babam da, - -Allah uzun ve sağlıklı ömürler versin.-
Validem "birkaç ev alıp" rahata ermek için çok daha fazla çalıştı.
Evleri aldı, hepsini üzerine aldı ama hiç mutlu olamadı
Mutlu olamamak içinde ukde kaldı.
Ben Hanımefendimi "çalıştırmamakla" çok isabetli bir tercihte bulunduğumu düşünüyorum.
O da böyle düşünüyor.
Bebekleriyle doyasıya vakit geçirdi, dışarıdan üniversiteyi bitirdi, fırsat buldukça kitap okuyor, özellikle de Kuran-ı Kerim okuyor, Hadis-i Şerifleri okuyor ve hayatımıza tatbik etmemiz için telkinlerde bulunuyor.
*
Yanlış anlaşılmamak için ikide bir tekrar ediyorum:
Ben kadınların çalışmasına karşı değilim, aksine bazı alanlarda mutlaka görev yapmalı kadınlarımız.
Ben, "İlle de çalışan kadın" ısrarına karşıyım.
"Bak kadın generallerimiz bile var, gördünüz mü, biz gerici değilmişiz" havalarına karşıyım.
"Hani gericiydik, kadını eve kapatacaktık... Aksine şu kadar kadını general, şu kadar kadını vali yaptık!" özetli söylemlere karşılım karşıyım.
Ne yani...
Ev hanımları gerici mi oluyorlar
Ne demek isteniyor yani
Kadın çalışan oranının arttıkça artması, kadınların

18