Eğitimcilerden tavsiyeler…

Serdar Arseven
07.12.2025
8

Bazı okullarda durumlar berbat...

Birçok okulda böyle, özellikle de liselerde.

Sosyal medya aracılığı ile kamuoyu gündemine yansıyanlardan milyon kat fazlası.

Bazı öğretmenler, yetişkin yaşa gelmiş öğrencilerinin iftirasını uğradıklarını bile söylüyorlar.

Öğrencilik bizim zamanımızdaki gibi değil, öğretmene saygı çok azalmış durumda.

Sadece öğretmene saygı azalmış olsa, onları suçlayacağız...

Ebeveynlere de saygı çok az.

Eminim ki bu yazıyı okuyanların kahir ekseriyeti, bu bakımdan dertlidir ya da çok yakınlarında dertliler vardır.

Biz mahalledeki büyüklerimiz, okullardaki öğretmenlerimiz ayıplayacak diye çekinirdik.

Ortaokuldaydım.

Küçükken de sakız çiğnemezdim, böyle bir alışkanlığım, isteğim yoktu.

O gün, bir arkadaş sakız ikram edince alıp ağzıma atıvermiştim.

Alışkın değilim ya, sakız öyle ağzımda kalmış.

Derse girince, dalgınlıkla sakız çiğnemeye devam etmişim.

Hanım Hocamız, "Serdar!" diye seslendiğinde irkildim...

"Sakız mı çiğniyorsun yüzüme baka baka!"

Yok...

Asla!..

Bir utandım o an, anlatamam.

Sakızı yuttum, özür diledim.

"Sana bir ceza verelim!" dedi Hocam.

"Kalk tahtayı sil!"

*

Utanç verici bir durumdu benim için.

Şimdi böyle utanan kaç öğrenci var acaba

Hele hele, liselerde!

Şu 12 yıl mecburi eğitim uygulamasının işleri iyice kötüleştirdiğini söylüyor birçok eğitimci.

Okumak isteyenle, okula zorla gönderileni 19 yaşına kadar bir arada tutacaksınız...

Ve ders işleyeceksiniz...

Hem de bu devirde, hem de kızlı erkekli...

Her tarafta şiddet varken, sokaklardan şiddet görüntüleri akarken, geleneksel ve sosyal medya şiddeti teşvik ederken...

Boşanmalar, boşanma davaları, evlerdeki hırgürler artıyorken...

Sıkıntı büyük...

Eğitimde hızlı çözümler de yok.

Ne yapıalım, biz de elimizden geleni ortaya koymaya çalışırız.

Son vakitlerde Maarif Davamız grubundaki kıymetli eğitimcilerle, eğitim gönüllüleri ile sık sık görüşüyor, birlikte bir şeyler yapmaya, hayırlı çalışmalar ve tavsiyeler ortaya koymaya çalışıyoruz.

Eğitim alanında kafa patlatan dostlarımızın çalışmaları çok önemli.

Tavsiyeleri hayati.

Önümüze gelen çalışmalardan biri de, Sayın Ömer Hatunoğlu imzalı.

Tecrübelerinden istifadeyle...

SINIF YÖNETİMİ üzerine bir çalışma yaptı.

Okul idarecileri, öğretmenler, veliler, öğrenciler...

Herkes okusun diye:

SINIF YÖNETİMİ ÜZERİNE

Öğretmenliğin en zor konularından biri sınıf yönetimidir. Bu konuya dair düşüncelerimi paylaşmak isterim.

1. Okul idaresinin hatta milli eğitimin genel tutumu sınıf yönetiminde oldukça önemli. Sınıf tekrarı, okul değişikliği yahut disiplin cezaları olmadan öğretmenin eli oldukça zayıflıyor.

2. Not bir silah değildir fakat yine de öğretmenin elini güçlendirir. Notu elinden alınan öğretmen öğrenci karşısında zayıflar.

3. Sınıf yönetimi konusunda velinin desteğini almak gerekir. Okul yönetimi ve veli öğretmenin arkasında durursa öğretmen daha da rahat ve güçlü durur. Malum terbiye evde başlar.

4. Sözlü ve fiili şiddet çözüm değil. Hatta oldukça zararlı. Fakat bazen ciddi bir tutum ve duruş bile çok tesirli olabiliyor. Üniversite sınavında çıkmıyor diye dersin zayıflatılması sınıf yönetimini zorlaştırıyor. Öğrenci dersine göre muamele ediyor.