Hep birlikte değiştireceğiz, Allah'ın izniyle.
Değiştirmeye mecburuz, bugünleri arayacak hale düşmemek için!
Değiştirmeye mecburuz, memleketimizin bekası için!
Başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere derdi olan her vatan evladı, bu düzenin değişmesi gerektiğini görüyor ve bunun için gayret sarf ediyor. İktidarın son yıllarda millet-devlet kaynaşmasına çok daha fazla ağırlık vermesi, tercihlerini bu yönde kullanması ve içeriyi temizleme çabası iyiye işaret.
Sayın Erdoğan'ın arkasına gizlenip onun sırtından başkalarına ateş edenler teker teker ayıklanıyor.
Sağlam duruşlu bakanlar öne çıkıyor;
İçeride ve dışarıda temizlik onların da katkısıyla sürüyor.
Kıymetli okuyucularım:
Benim yazdıklarım bildiklerimin çok az bir kısmıdır.
Hep doğruyu söylemeye çalışırım ama her doğruyu her yerde söylemem.
Mutlaka söylerim, fakat her yerde değil!
Sayın Cumhurbaşkanı'nın yıllarca birçok hayırlı işi zorlaya zorlaya yaptırdığını, kan tükürüp "kızılcık şerbeti içtim" dediğini çok iyi biliyorum.
Şimdi devre dışında kalmış, önemli makamlar verdiği "adamları" yollarına takoz döşemeseydi ya da ipe un sermeseydi bu kadar yorulmaz, bu kadar yıpranmazdı.
Okuyucularımdan bazılarının "Öyle diyorsunuz ama o isimleri tercih eden de kendisi değil miydi" dediğini duyar gibiyim.
Bu eleştiri tamamen haksız değil. Ne var ki en az Tanzimat'tan bu yana bozuk olan düzen, koltuk verileni de bozuyor maalesef.
Bu düzenin değişmesi lâzım.
Maddi menfaat ilişkilerinin değil, liyakatin belirleyici olması lâzım.
Son zamanlarda bu yönde güzel adımlar atılıyor.
Bugünkü Bakanlar Kurulu'nda hem devlet hem millet adamı vasfına sahip olanların oranı hiç olmadığı kadar fazla.
MİT, İletişim Başkanlığı ve üniversitelerde de aynı olumlu rüzgârı hissediyoruz.
Birçok yerde güzel gelişmeler var. Anadolu'nun öğrencisi olmakla pek övünülmeyen bazı üniversiteleri bile, özellikle yapay zekâ ve algoritma alanında çok kaliteli çalışmalar ortaya koyuyor.
"Eğitim kötü, üniversiteler de kötü" klişesi yaygın.

12