Şanlıurfa, Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan kayıplarımıza çok üzüldük.
Üzüldük bir taraftan da çok korktuk.
Nasıl bu hale geldik, nerede yanlış yapıyoruz dedik.
Ve doğal olarak konuyla ilgili hızlıca atılması gereken adımları sıralamaya başladık.
Bu noktada en başta okullardaki güvenlik tedbirlerinin ne denli eksik olduğu üzerinde duruldu.
Güvenlik konusu elbette en önemli husus ve fakat bir süredir konuşulan okulların temizliği konusu anca halloldu.
Hatırlayalım...
Bu denli temel bir o kadar da basit bir meseleyi bile aylarca konuşmuşken diğer meseleler konusunda hızla adım nasıl atılacak
Varın siz düşünün...
Başta güvenlik olmak üzere yapılması gerekenler günlerdir uzmanlar tarafından konuşuluyor. Zira bu konuları tekrar etmeyeceğim, açıkçası bu konu üzerinden başka bir pencere açmak isterim...
2025 yılında gençlerin en çok dinlediği şarkılara sosyal medyadan şöyle bir baktım.
Fena, çok fena...
Şarkıları dinlerken ilk hissettiğim "isyan"...
"Yalnızlık" ardından geliyor. Bu noktada yalnızlığa dijitalleşme de çarpan etkisi yapıyor denilebilir.
Şarkıları dinlerken bir baktım pencere yok, ışık yok, çıkış yok hissi.
Çıkmaz sokakta kaybolmuş gibi.
Garip bir taraftan da fena... İlk defa dinledim yalnız dinlediğim çoğu şarkıda hissettiğim hemen hemen aynı.
Şarkılar sanki hep aynı tornadan çıkmış gibi.
Sözler farklı, söyleyenlerin isimleri değişiyor ve fakat hissedilen çoğunlukla aynı gibi.
80'li, 90'lı yıllarda köyden kente göçün yoğunlaştığı süreçte sanki 'ne şehir şehir gibi ne de köy köy gibiydi' denilebilir. Arada kalma hali yoğun bir şekilde var gibiydi.
Şimdiki şarkıları da dinlerken 'gerçek ile sanal' birbirine girmiş gibi geldi.
Açıkçası yoğun bir şekilde arada kalma hali de olsa köy ile şehir arasında gönül köprüsü kurmak çok zor olmayabilir gibi.
Yalnız şimdi 'gerçek ile sanal' arasında gönül köprüsü nasıl olacak
Özellikle kendi merkezinde durmakta zorlanan genç kalpler gerçek ile sanal arasında kaybolmadan nasıl ayakta kalabilecek
Paylaşmanın en aza indiği bu süreçte biz bu sorulara nasıl cevap bulacağız
Şu tedbir, bu tedbir demek kolay... Kalbin derinlerine nasıl gidilecek
Dilden konuşma kalbe ne zaman inecek
Biliyorum bunlar zor sorular...
Bir taraftan da soru soran bu dönemde sevilmiyor. Maalesef baş üstüne diyen el üstünde tutuluyor.

4