Yeni trendler safsatalarıyla insanların zihinlerine işlenen elbiseler...

Yeni trendler safsatalarıyla insanların zihinlerine işlenen elbiseler...

Selma Savcı

Moda adı altında öyle rezil bir çağda yaşıyoruz ki maalesef 2 Mart'ta başlayan Paris Moda Haftası sona ermiş. Vay efendim tüm haber sitelerinde boy boy galerilermüthiş güzellikler yeni trendler safsatalarıyla insanların zihinlerine işlenen elbiselere ve onu giyen tiplemelere baktığınız zaman nasıl da büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kaldığımızı anlamamız lazım.

Bunun adına moda deyip her türlü rezilliği, sapkınlığı normalleştirme gayesi adı altında yapılanbu moda haftalarını anlamak lazım.
Elbette moda olmalı, insan kendine yakışanı edepli bir şekilde giymeli, ama kesinlikle teşhircilik yapmamalı. Bunu her defasında söylüyoruz, giyinmek var giyinmek var.. Siz eğer moda diye oranıza buranıza çıplaklık ve teşhircilik kelimelerini zihnen nakşederseniz şayet bugün gelinen noktada bu rezillikleri de görmekten kaçamazsınız.
Evet, Paris'teki moda haftasının bize geliş noktası ne olabilir sorusu, oraya giden sözde ünlülerimizin paylaşımlarıyla ortaya çıkıyor. Asıl en büyük problem ise, bu tiplerdenetkilenen evlatlarımızın bu girdap içerisine düşerek boğulma tehlikesi yaşamaları.
Yoksa onların teşhircilikleriyle moda anlayışı zaten bu memlekette tutmayacak bir aşıdır inşallah.
Unutulmamalı ki, moda denilen bir yaklaşımın içine sıkıştırılmak istenen teşhircilik ve bunun nezdinde kıyafet kültürü bakış açısıyla yapılan her türlü eyleme karşı çıkmak zorundayız. Elbette herkes istediğini giyebilir, takabilir ve sokağa çıkabilir. Bu apayrı bir konu. Ama sizler kıyafet adı altında vücudunuzun her bölümünü sergileme ihtiyacına girişirseniz bu işte tehlikeli bir hal alır toplum için. Bunu sığ düşüncelerle, yok efendim işte senin kafa yapın ortaçağda kalmış diyerek basitleştirmek ise işin aslında en ilginç yönü. Öncelikle kanunlarımız ne diyor ve Avrupa'daki bakış açısı bu konuyla ilgili nedir ona şöyle bir göz atmak istiyorum.
Türkiye'de doğrudan"teşhirci kıyafet giymek" bir ceza suçu olmasa da, Kabahatler Kanunu'nun 37. Maddesi, "Başkalarının huzur ve sükununu bozacak şekilde davranışta bulunan kişiye idari para cezası verilir" ifadesini içeriyor.
Bu madde kapsamında açık kıyafetle çevreyi rahatsız eden kişiler hakkında, kolluk kuvvetlerince idari işlem yapılması mümkün. Ancak bu madde pek bilinmediği için vesözde kadın hakları savunucularının baskısı sebebiyle çoğu zaman uygulanmıyor.
Avrupa'nın bazı ülkelerinde de kamusal alanlarda uygunsuz kıyafetle dolaşmak cezalandırılabiliyor:
Fransa:2010 yılında çıkarılan yasa ile kamusal alanlarda "ahlaka aykırı derecede çıplaklık" (örneğin tamamen iç çamaşırıyla sokağa çıkmak) para cezasıyla sonuçlanabiliyor. Plaj dışında bikiniyle sokakta yürümek bazı şehirlerde yasaklandı.
İtalya:Roma ve Venedik gibi şehirlerde yarı çıplak gezmek (örneğin üstü çıplak erkekler veya bikinili kadınlar) için 100-500 Euro arası ceza uygulanabiliyor. Özellikle tarihi alanlarda "genel ahlaka aykırı kıyafet" yasak.