Süper güç denilen ABD'nin çöktüğü bir dönemde, daha neyi bekliyoruz acaba!..

ABD'nin Hollywood filmleriyle 'masum' imajı satarken gerçekten kan emici vampire dönüştüğünü söyleyen yazar, peki Türkiye neden kendi savunma başarılarını efsane yapımlarla dünyaya anlatamıyor?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD'nin İran saldırılarını subliminal mesajlarla meşrulaştıran Hollywood filmleriyle dünya kamuoyunu manipüle ettiğini, Türkiye'nin ise savunma sanayisindeki çığır açıcı başarılarını (İHA, SİHA, Bayraktar) kültür ve sanat aracılığıyla yeterince anlatamadığını iddia ediyor. Türkiye'nin de ABD gibi teknolojik zaferlerini başyapıtlara konu edip gelecek nesillere miras bırakması gerektiğini savunuyor. Ancak sanat ve propaganda arasındaki çizgiyi bulandırarak, medya gücünün kullanılması konusunda her ülke için aynı standartlar geçerli midir?

Süper güç denilen ABD'nin çöktüğü bir dönemde, daha neyi bekliyoruz acaba!..

SELMA SAVCI

Her platformda kimilerine göre 'Süper Güç' olarak lanse edilen ABD'nin İran'a saldırıları aralıksız sürüyor. Saldırı olsa neyse bir de her geçen gün tehditler ve küfürlerle ABD Başkanı Donald Trump gerçek yüzünü gösteriyor tüm dünyaya. Ben ise bugün farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak istiyorum savaşa ve arkasındaki bu güç manyaklığına...
Trump denilen dünyanın başına bela olan bu mahlukat her geçen gün ABD askerinin büyüklüğünü, işte onun kendi atadığı insanlar tarafından haşa Hz. İsa'ya benzetilmesi gibi absürt birtakım açıklamalar zinciri görmeye devam ediyoruz.

Evet aslında en önemli dikkat çekmek istediğimiz alan ise, hemen her ABD yapımını dizide mutlaka bir ABD bayrağı ve hiç ölmeyen insanlar, atılan bombalar ve halk kahramanları görürsünüz. Adamlar her defasında subliminal mesajlar vererek dünyaya aslında 'biz çok masumuz' imajı verseler de olayların arkasında ciddi şekilde kan emici vampirlere dönüşen bir ABD olduğunu atlamamak lazım.

Geçtiğimiz dönemde, Afganistan'da, Irak'ta ve bugün ise İran'da yaptıkları zulmün haddi hesabı yok. Ama nasıl oluyor da bu denli rezil filmler yapıp, ABD bayraklı temalarla insanların aklını çelebiliyorlar!...
Neden peki bizler sadece şu aşamada neden dünyayı titrettiğimiz ve birçok ülkeye ilham olan İHA'larımızla, SİHA'larımızla, AKINCI'mızla, Bayraktar'ımızla ilgili neden mesajlar veren ve insanların aklını işgal edecek yapımlar neden yapamıyoruz. Neden her filmimizde konuşulan şeyler bel altı konular oluyor.
Hatırlıyorsunuz dimi; Muhteşem Yüzyıl diye bir dizi reyting rekorları kırmıştı ülkemizde.. Nedeni ise dünyaya haşmetiyle nam salan Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatı değil maalesef harem odalarında Hürrem Sultan'ın entrikalarıyla dolu bir dizi büyük tartışmalar eşliğinde her hafta çıkıp1.olabiliyordu. Bugün ne oldu da bir türlü tarihimizin güçlü yapıtları ve en önemlisi de şu anda yaşadığımız teknolojik zaferlerimiz neden konularla işlenecek seviyeye gelemiyor!
Ben söylüyorum ve umarım bu yazımda bazı genç senaristlere ilham olur...

Bakınız eğer arkanızda adınızdan söz ettirecek yapıtlar bırakmak istiyorsanız mutlaka ama mutlaka çağ atlamanız lazım. Korkusuzca ve büyük atacağınız adımlarla tarihe altın harflerle kazınabilirsiniz.
Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan'ın açıklamalarını buraya not etmek lazım... Türkiye'nin savunma sanayiinde dışa bağımlılığın %20'ye düştüğünü, 2025 yılı sonu itibarıyla sektörün proje hacminin 100 milyar doları, proje sayısının ise 1.400'ü aştığını açıkladı. 2025'te 10 milyar dolarlık ihracat barajı aşılarak rekor kırıldı ve 2026 Mart ayı itibarıyla ihracat artışı sürüyor sözlerinden de büyük bir şekilde ilham alınarak artık savunma sanayi üzerine tıpkı ABD'lilerin de her dönemde yaptığı gibi bizler de bu başarıların gelecek nesillere karşı ciddi bir şekilde anlatılmasına vesile olmamız şarttır.

Her ne kadar bu veriler eşliğiyle bazıları ilgilenmese de bugün İran savaşını evlerinden ayaklarını uzatarak ve çekirdek çitleyerek izleyen bir kesimin olduğunu da bilmek aslında Türkiye'nin savaş diplomasisinde nasıl bir yer edindiğini de görmek umut verse de, ben bu büyük savunma başarılarını ve ülkemizin 'nereden nereye' geldiğini analiz etmek için mutlaka başyapıtlara imza atılarak bizden sonraki nesillere güzel bir miras bırakabiliriz düşüncesindeyim.

Siz bakmayın her defasında sosyal medya platformlarından pompalanan ABD temalı filmlere... Bu filmlerin nasıl bir güç kaynağı ile beslendiğini ve arkalarında nasıl Rockefeller'ler gibi, derin güçlerin olduğunu herhalde anlatmaya gerek yok...