Pinokyo, Peter Pan, ebeveynsiz özgürlük ve izole adalar...
Selma Savcı
Tüm dünyada Epstein rezaleti gün geçtikçe büyüyerek devam ediyor. Malumunuz son olarak İngiltere'de, cinsel suçlu Jeffrey Epstein skandalına adı karıştığı için tüm unvanlarını kaybeden eski İngiltere Prensi Andrew, Perşembe günü polis tarafından birkaç saat gözaltına alınmıştı. Polis, sabah saatlerinde gözaltına alınan Andrew Mountbatten-Windsor'un akşam saatlerinde "şartlı olarak" serbest bırakıldığını açıklamıştı. İngiliz medyası da Kral Charles'ın kardeşi Andrew'ın emniyet binasından ayrıldığını yazmıştı.
Thames Valley bölgesinin polis teşkilatı gün içinde yaptığı açıklamada, asıl adı Andrew Mountbatten-Windsor olan eski Prens Andrew'un "görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla gözaltına alındığını duyurmuştu.
Modern Britanya tarihinde bir kraliyet ailesi üyesinin gözaltına alınmasıemsalsiz bir durumolarak görülürken, polis soruşturma kapsamında İngiltere'nin doğusunda ve Londra'nın batısında bulunan iki mülkte de arama yaptıklarını açıklamıştı. Polis, eski prensin 2010 yılında Epstein'e "ticari raporlar gönderdiğine dair iddiaların incelendiğini" söyleyerek durumun vahametini bizlere gösterdi doğal olarak..
Andrew, ABD Adalet Bakanlığı'nınEpstein dosyalarına dair 3 milyona yakın belgepaylaşmasının ardından monarşi karşıtı Republic (Cumhuriyet) adlı grup tarafından polise şikayet edilmişti.
Geldiğimiz noktada son dakika gelişmesi olarak tüm ajanslara düşen ve bence dünyanın iliklerine kadar girdiği bu rezilliğin bugünlere gelmesinde verilen her defasındaki subliminal mesajlar da çok etkili oldu maalesef. Kim ne derse desin, sizler hayal kahramanlarınca zihinlere üflenen bu rezilliklerin ana hatlarını kesmezseniz bugün gelinen noktada kim daha gözaltına alınacak, kim bu çağdışı rezilliklerin üstünü kapatmak istemiş diye bizler de merakla bekliyor olacağız...
Çocuklukta tv'lerde bizlerin en masum köşelerine yerleşmiş kahramanlar, bazen göründüklerinden çok daha fazlasını temsil eder. Bugün "komplo teorisi" olarak görülen birçok sembol ve anlatı, Epstein davası gibi somut skandallarla birleştiğinde, karşımıza korkutucu bir tablo çıkıyor.Çizgi filmlerde sıkça işlenen"ebeveynsiz özgürlük" ve "izole adalar" temaları, çocuk zihninin en savunmasız olduğu anlarda bu karanlık yapıları normalleştiriyor.
Peter Pan'ın çocukları gizlice kaçırıp götürdüğü Neverland ya da Pinokyo'daki her şeyin serbest olduğu Pleasure Island tasvirleri,bugün Epstein'ın adası gibi gerçek dünya gerçekleriyle korkutucu bir sembolik paralellik gösteriyor.
Pedagojik olarak, eğlence maskesiyle sunulan bu hikâyeler çocukların zihinsel sınırlarını zayıflatarak onları manipülasyona açık hale getiriyor

19