Modern yalnızlığa karşı eski bir ilaç: Bayram!

Modern yalnızlığa karşı eski bir ilaç: Bayram!
SELMA SAVCI

Mübarek Ramazan Bayramını idrak ediyoruz elhamdülillah. Evet şu anda İran'a, Lübnan'a ve Gazze'ye bombalar yağsa da ve müslüman aleminin derin bir sessizlik içerisine girdiği şu günlerde bayram coşkusunu da yaşamak istiyoruz ailemizle birlikte inşallah...

Ama ben esasen bayramları eski bayramların tadı yok havasında görüyorum maalesef. Çünkü her bayram artık sadece tv'lerde gördüğümüz karakterlerle değil kendi ailelerimizde bile görür olduk...
Bayram ziyaretleri artık tatil planlamasıyla neredeyse eşdeğer olmuş durumda. Modern yaşamın getirdiği iş yoğunluğu ve stres artık tüm kesimi içten içe, "dinlenme fırsatı" olarak görmeye itmiş durumda. Bayramın asli unsuru olan nedir normalde... "Paylaşma" ve "ziyaret"tir. Bunun ötesinde olan her şey gezip dolaşmak ve günü doldurmaktan ibarettir kuşkusuz.
Aslında bayramları bayram yapan büyüklerimizin ellerinden öpmek ve küçüklere harçlıklar dağıtarak onların o yüzlerindeki tebessümle hayata tutunmaktır.
Ama doğal olarak bahsettiğim birçok nedenden dolayı bayramlar televizyonlarda ve ajanslara düşen şu haberlerle dolup taşıyor: Bodrum'a bir günde 25 bin araç giriş yapmış... Ve yine Kapadokya'ya akın akın insanlar gidiyor başlıklarıyla süslenen haber spotlarını görüyoruz..
Bugün geldiğimiz noktada sıla-i rahim geleceğinin modern tüketim alışkanlıklarına feda edilmesinin de artık kabul edilemez bir hal almasını da hakikaten içimiz cız ederek takip ediyoruz...

Tam bu esnada AA'ya konuşan değerli hocalarımıza da yer açmak istiyorum. Çünkü işin ehli insanların bizlere yapacağı yorumların ben çok kıymetli olacağı kanaatindeyim...
Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mustafa Nuray Namlı, bayram tatilleri evden uzaklaşma olarak kullanıldığını not düşerek diyor ki;
"İnsan birlikte olmak ister doğası gereği. Özellikle manevi değeri olan günlerde, bayram günlerinde bunun aksine davranışlar kişiyi yalnızlaştırmakta. Zaten her geçen gün aile yapısı küçülmekte, yaşlılar yalnızlaşmakta. Bu süreç özellikle yaşlılarımızın depresyon veya anksiyete bozukluklarına yol açabilmekte. İllaki tatiller gerekmekte fakat bu tatilleri bayramlara getirmek bayramın maneviyatını ve insanlarımız üzerindeki rahatlatıcı, derleyen, toplayan etkisini ve dayanışma kültürümüzü zayıflatan bir şey. Çünkü bayramlar birlik, dayanışma, bir arada olmaktır. Bayramlar, birbirlerinin acısını tatlısını paylaşmak ve çözüm üretmek için bir fırsat. Fırsatı kaçırdığımız zaman tekrar bir başka bayramı beklememiz gerekmekte. Özellikle de burada yaşlılar yıpranmakta, yorulmakta. O psikolojik doyuma, aranıp sorulmaya ihtiyaçları var onların. Çocuklara kültürümüzü öğretmenin bir parçası bayramlar. Çocuklarımızla bayram günlerinde tatil beldelerine gittiğimiz zaman o kültürden mahrum kalmış olacaklar ve daha sonra onlar da ileride yalnızlaşacaklar. Aslında bayramlarda tatil beldelerine gitmek bir nebze, yalnızlaşmanın da bir işareti ve başlangıcı. Bayramın ilk günlerini yaşlılarımızla, çocuklarımızla beraber geçirmek, aynı sofrada kahvaltı yapmak, o mutluluğu beraber yaşamak gerekir. Mutluluk paylaştıkça çoğalan bir durum." ifadelerini kullanmış.

Ve yine her platformda yakından takip ettiğim değerli hocamız Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü ve Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan ise, bayramların sadece dini ve milli bir gelenek olmadığını, günümüzün "dijital yalnızlığına" karşı en güçlü "