Milyar dolarlık taahhütler hayata geçiriliyor...


Savunma sanayiye yapılan destekleri küçümsemeyi marifet sayan ve bazılarının kuklası olmuş sözde gazetecilere de NATO zirvesinden çok anlamlı dersler çıkmıştır.
Türkiye artık eski Türkiye değil gerçeğinin artık sadece söylemlerde değil, NATO zirvesi sonrası daha da belirginleşen bir mantalite olduğunun farkına varılır.
Hala bu güzel ülkemizi itibarsızlaştırmak için NATO zirvesinden bile kendilerine malzeme umanların özellikle İsrail'in aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in, F-35 savaş uçaklarının Türkiye'ye verilmemesi için hem açıktan hem perde arkasında girişimlerde bulunduklarını itiraf etmesine kulak kabartmalarını istiyorum.
Bakınız eğerTürkiye'yi İsrail savunma sanayii konusunda eleştiriyorsa hakikaten çok iyi yoldayız demektir.


Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan Maliye Bakanı Smotrich, F-35'lerin Türkiye'ye verilmesine karşı olduklarını ve bunu engellemek için çaba gösterdiklerini tüm dünyaya ilan etmesi aslında durumun ne denli ciddiyetinin ortada olduğunu göstermektedir.


Uzman isimlerin de AA'ya konuşmalarına da tam bu esnada yer vermek istiyorum...


Atlantik Konseyi'nin (Atlantic Council) Londra merkezli kıdemli savunma uzmanıElisabeth Braw: "Türkiye askeri açıdan giderek daha önemli bir rol üstlenmeye başladı. Ancak bence daha da önemlisi, savunma sanayi üreticisi bir ülke olarak öne çıkıyor."
Ve yine Brüksel merkezli düşünce kuruluşu Wilfried Martens Avrupa Çalışmaları Merkezinin Transatlantik İlişkiler Analisti Ionela Ciolan: "Türkiye, NATO'nun ikinci büyük ordusuna sahip, hızla büyüyen ve giderek daha sofistike hale gelen bir savunma sanayisine sahip ve Avrupa, Karadeniz, Orta Doğu ve Kafkasya'nın kesişim noktasında benzersiz bir coğrafi konuma sahip"


Bu sözleri bizler söylesek, yandaş medyanın neferi olarak ilan ediliriz ama ortada işlerinin ehli analistler söyleyince gerçekler daha da anlaşılır hale geliyor.