Hukuk nezdinde döve döve temizleyeceksiniz!

Hukuk nezdinde döve döve temizleyeceksiniz!

SELMA SAVCI

Osmanlı İmparatorluğu'nda 19. yüzyılın en önemli devlet adamlarından Ziya Paşa'nın çok güzel bir özdeyişi vardır. Elbette burada hedefimiz böylesi bir medeniyet çağında şiddet değildir tıpkı karşı tarafın her daim yaptığı gibi ama, ortada da çok güzel söylenmiş bir sözler topluluğu var... Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir...

Gerçekten bu ahlaksız sürülerine karşı Ruzi mahşere kadar mücadeleye devam edilecektir kuşkusuz. Bu edepsizler için ne deseniz dekelimelerin kifayetsiz kaldığı bir dönemdeyiz. Ama dediğim gibi lafı eğip bükmedenkitabın ortasından tekrar tekrar bu insanları hukuk nezdinde döve döve temizleyeceksiniz.
İlk önce olayın detaylarını vermek istiyorum... Sonra gereken yorumları korkusuzca bu sapkınlar sürüsüne tokat mahiyetinde atmaya başlayalım inşallah.
TRT'nin uluslararası dijital platformu Tabii'de yayınlanan"Gökkuşağı Faşizmi"adlı belgeseli izlemişsinizdir mutlaka. Şayet izlemediyseniz de bir an önce gerçekleri aile kavramının ne denli büyük olduğunu anlamak için tüm ailecek izleyebilirsiniz...

Çarpıcı görüntülerle başlayan ve toplumdan büyük destek toplayan belgesel, LGBTQ+ temelli politikaların iç yüzünü tüm boyutlarıyla ele alarak malum bizim "Velev ki ib..yiz"cileriöyle bir tedirgin etmiş ki sormayın gitsin... Öyle hadsizleşmiş ki bu tayfanın piyonları, belgeselde görüşlerine yer verilen akademisyenlerin isimleri, LGBT destekçisi hesaplar tarafından sosyal medyada hedef gösterilme cüretinde bile bulunuldu. Ama biz burada genelleme yaptığımız halde sosyal medyada kendi adımıza atılan hakaretvari sözleri hiç konuşmuyorum bile.. Kaldı ki, ateş olsa cürmü kadar yer yakacak bu soysuzlar sürüsü için bizim de hiçbir şekilde korkmaya da halimiz yok.. Bizler Yüce Dinimiz İslam'ın lanetlediği bu sapkınlıkla her daim mücadele etmeye ve kafalarında en ufak bir soru işareti, ünleme sebebiyet veren toplumumuzun kılcal damarlarına kadar girerek zehirleme metodunu uygulayanlara karşı elhamdülillah her daim ayakta kalacağız...
'Gökkuşağı Faşizmi' global lobi ağlarının eğitim, medya, toplumsal hayat ve küresel politikalar üzerindeki etkilerini de mercek altına alarak önemli bir mesajlar bütününü veriyor.

Altı bölümden oluşan belgeselde; uzman görüşleri, bilimsel araştırmalar ve yaşanmış hikayelere yer veriliyor. Başlangıçta hoşgörü söylemiyle gündeme gelen bu sürecin, zaman içinde baskın bir ideolojik tartışmaya nasıl dönüştüğü sorgulanıyor.

"Bu süreç hangi dinamiklerle ilerliyor", "Küresel ölçekte hangi aktörler etkili" ve "Toplumlar neden bu dayatmalara itiraz etmekte zorlanıyor" gibi sorulara da yanıt aranıyor.

İşte böylesi bir toplumun en temel ayakta kalmasına vesile olacak"Ahlak" ağacımızı sonsuza dek doğru bir sentezle yeşertecek bir belgesel sonrasımalum zihniyet hemen kuma gömdükleri başlarını çıkardı.
Öncelikle adında sözde sanat denilen, sözde insan hakları denilen, sözde hukuktan dem vuran Barolar olsun herkes TRT'ye ve sapkınlara karşı o muhteşem belgesel olan "Gökkuşağı Faşizmi"ne karşı hunharca saldırmaya başladılar..

Leyli Sanat derneğinden tutun da İnsan Hakları Derneği'ne ve en komik olanı da Ankara Barosu LGBTİ+ Hakları Merkezi üyeleri avukat İdil Arslanbaş ve avukat Murat Karaçor'un yaptığı açıklamaları okuyunca hakikaten pes diyeceksiniz.Ne diyor bu tayfanın sözcüleri bir bakalım...

LGBTİ+'ları hedef gösteren "Gökkuşağı Faşizmi" belgeseli ile ilgili konuşan Ankara Barosu'ndan İdil Arslanbaş, "Kamu kurumları LGBTİ+'lar aleyhine kin ve düşmanlığa tahrik eden faaliyetlerde bulunmaktadır" sözleriyle malum gaylere, lezbiyenlere ve aile kavramından uzak olansapkınlara selamı çakıyor.Bir diğeri İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkezi LGBTİ+ Komisyonu, Türkiye Radyo Televizyon Kurumu'nun (TRT) dijital platformu "tabii"nin, LGBTİ+'ları hedef gösteren "Gökkuşağı Faşizmi" isimli belgeselin yayından kaldırılması çağrısında bulunarak, "LGBTİ+'ların eşitliği pazarlık konusu değildir. Nefret söylemi'belgesel' kılıfıyla meşrulaştırılamaz.Bu coğrafyada barışın, adaletin ve birlikte yaşamın büyümesi; her türlü ayrımcılığın, hedef göstermenin ve nefretin kararlı biçimde durdurulmasına bağlıdır" açıklamasını yapma cüretinde bulunarak, açıklama bütününe baktığınızda ne kadar insanlığı düşünen dernekler varmış dercesine bizim aklımızla dalga geçmeyi sürdürüyorlar...