Çevrimiçi hayatlar, çevrimdışı yalnızlıklar...
SELMA SAVCI
Hiç düşündünüz mü;
Cebimizde binlerce 'arkadaş', ekranımızda yüzlerce 'beğeni' taşıyoruz; ancak başımızı telefondan kaldırdığımızda odadaki sessizliğin ağırlığı altında eziliyoruz.
Ve henüz konuşmayı bile tam sökmemiş parmakların bir ekranı kaydırmayı ustalıkla öğrenmesiyle başlıyor hikâyemiz; biz çocuklarımızı dünyayla bağ kurmaları için 'çevrimiçi' yaparken, aslında onları en temel insani bağdan, yani bizim göz hizamızdan koparıyoruz.
Teknoloji çağında yaşıyoruz ve bu teknoloji çağında evlatlarımızı en iyi şekilde korumak zorundayız. Malumunuz artık her yer telefon, tablet ile doldu taştı.
Evlerimizde evlatlarımızı bu zehirlerden kurtarmak bazen neredeyse imkânsızlaşıyor doğal olarak. Ama bu konuda canhıraş mücadele veren biri var çok şükür...
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 'Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi'ni imzalamaya davet ettiği o videoyu mutlaka izlemişsinizdir. Şayet hala izlemediyseniz de mutlaka izlemenizi tavsiye ediyorum. Özellikle Bakan Göktaş'ın Meta'nın kurucusu Mark Zuckerberg'in kendi çocuğunun yüzünü sosyal medya paylaşımlarında gizlediğini hatırlatarak dijital platformların risklerine dikkat çekmesi ve "Peki neden bizim çocuklarımız konusunda bu kadar hassas değiliz" diyerek aileleri "Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi"ni imzalamaya davet etmesi konusunda bizler de gereken önemi göstermek zorundayız.
Her daim söylüyorum kim evlatlarımız için bir mücadele veriyorsa bizler de onların yanında bir elif gibi dimdik durmak zorundayız. Ne diyor Sayın Bakan; Snapchat'in kurucusunun çocuğuna haftalık yalnızca 1,5 saat ekran süresi tanıdığını belirten Göktaş, Netflix CEO'sunun da"En büyük rakibimiz uykudur"sözlerini hatırlatıyor ve bu örneklerle dijital platformların kullanıcıları daha uzun süre ekran başında tutmaya çalıştığını ancak teknoloji şirketi yöneticilerinin kendi çocukları için farklı bir yaklaşım benimsediğini bizlere hatırlatıyor...
Eee peki biz ne yapıyoruz, her yerde görürsünüz evde, alışverişte, komşu ziyaretinde... Evlatlarımız sussun diye hemen eline cep telefonu ve tableti yapıştırıyoruz. Böylesi bir çözüm olabilir mi Bu mantıkla tünelin sonundaki ışığı görebilir miyiz
Bu konuda Sayın Bakanın da işaret ettiği gibi, Teknolojinin doğru kullanımı konusunda da çeşitli projelere evlatlarımızı yönlendirmeli ve Teknofest, DENEYAP atölyeleri, TÜBİTAK yarışmaları ve startup destekleri gibi etkinliklerle çocukların teknolojiyle sağlıklı bir ilişki kurmalarını her daim bizler de eylemlerimizle desteklemeliyiz...
TEKNOFEST alanlarında gökyüzüne yükselen insansız hava araçlarına, geleceği inşa eden robotik kodlamalara gururla bakıyoruz; ancak acı olan şu ki,
Teknofest gençliği denilerek bazıları siyasi bakış açısıyla küçümsemeye çalışıyor...
TEKNOFEST ALANLARINA HİÇ GİTTİNİZ Mİ
Bilmiyorum ama hiç Teknofest alanına gidip o uçaklara, o teknoloji harikası tüm buluşlara gençlerin nasıl baktığını gördünüz mü Eğer şayet görmediyseniz mutlaka o alanlara gidip geleceğimiz olan evlatlarımızın nasıl bir coşkuyla o alanları doldurduğunu görmeniz lazım. Yani bazı şeyleri sırf siyasete alet etmek isteyenlere pabuç bırakmayacak şekilde okumalıyız. Yoksa bir arpa boyu dahi yol alamayacağımızı düşünmemiz lazım. Her zaman ne diyoruz, teknoloji çağındayız ve bu teknolojiyi sadece sosyal medya platformlarında zararlı içeriklerle doldurup zihinleri kirletmeden hareket etmek artık bizim elimizde.

6