Bugün faiz kararı alacak Para Piyasası Kurulu üyelerinin işi hayli zor. Masanın bir tarafında yeni OVP hedefleri var; diğer tarafta 100 dolar eşiğini aşan petrolün ateşlediği fiyatlar.Dünyadaki faiz artırım rüzgârı da cabası... Politika faizi halen yüzde 37'de. Piyasadaki ağırlıklı beklenti ise Merkez Bankası'nın bugün faizi sabit bırakacağı yönünde. Anketlerde katılımcıların neredeyse tamamı bugünkü kararlarda yüzde 37'nin korunmasını bekliyor.
TÜRKİYE Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) bugün saat 14.00'da yılın en kritik Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının sonuçlarını açıklayacak. Bugün kararı alacak kurul üyelerinin işi hayli zor. Neden mi
Masanın bir tarafında yeni OVP'nin enflasyonu düşürme, faizleri aşağı çekme ve ekonomiyi daha güçlü bir büyüme patikasına sokma hedefleri var. Diğer tarafında ise yeniden faiz artırımı rüzgârına kapılan dünya ile İran savaşının alevlenmesi sonucu 100 doları aşan petrol fiyatları...
Yani bir tarafta Türkiye ekonomisinin önümüzdeki üç yılı için çizilmiş yol haritası, diğer tarafta o yolu giderek dikleştiren küresel şartlar var.
İşte Merkez Bankası bugün faiz kararını böyle bir masada verecek.
Haberin DevamıDÜNYADA PARA PAHALANIYOR
Aslında tehlikenin yaklaşmakta olduğu belliydi. Geçen haftaki "Ekonomi yönetiminin önündeki çifte tehlike" başlıklı yazımda tam da bu riske dikkat çekmiş ve şöyle yazmıştım:
"Türkiye faizleri aşağı çekmeye çalışırken dünya yeniden faiz artırımlarını konuşuyor. Türkiye enflasyonu aşağı indirmeye çalışırken petrol, bölgesel bir çatışmanın gölgesinde yeniden yükseliyor."
Uzun süre dünya ekonomisinin ana tartışması merkez bankalarının faizleri ne zaman ve ne hızla indireceğiydi. Şimdi durum değişti.
Avrupa Merkez Bankası'nın bugün 25 baz puan faiz artırmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyor. ABD'de gelecek haftaki Fed toplantısında 25 baz puanlık artırım ile faizin sabit bırakılması ihtimalleri başa baş fiyatlanıyor. Japonya Merkez Bankası'nın ise gelecek hafta faiz artırması bekleniyor.
Kısacası dünyanın parası yeniden pahalanıyor.
Türkiye açısından bunun anlamı açık. TCMB, içeride faizi indirmek için alan ararken dışarıda tam tersi bir hava var. Gelişmiş ülkelerde faiz yükseldikçe Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin yatırımcı çekebilmek adına sunması gereken getiri de önem kazanıyor.
PETROL ARTIK 100 DOLAR
Petrol cephesindeki risk giderek büyüyor.
Haberin Devamıİran merkezli savaşın yeniden alevlenmesi enerji piyasasını bir kez daha sarstı. Brent petrol dün 100 dolar sınırına dayanmıştı. Bu sabah ise 100 doların üzerine çıktı.
Türkiye için petrol fiyatlarındaki yükseliş herhangi bir emtia hareketi değil. Petrolün yükselişi bize doğrudan fatura çıkarıyor.
İlk kanal enflasyon. Akaryakıttan ulaştırmaya, üretimden lojistiğe kadar maliyet zinciri yukarı doğru hareket ediyor.
İkinci kanal cari açık. Enerji ithalatına ödediğimiz para arttıkça Türkiye'nin döviz ihtiyacı büyüyor.
Üçüncü kanal ise belki de bugün daha önemli. Petrol yalnızca Türkiye'nin enflasyonunu değil, dünyanın enflasyonunu da yukarı itiyor. Bu da küresel faiz artışı ihtimalini besliyor.
Haberin DevamıYani geçen hafta sözünü ettiğimiz iki tehlike, artık birbirinden bağımsız değil;
Petrol faizi, faiz de Türkiye'nin hareket alanını sıkıştırıyor.
MASANIN DİĞER TARAFINDA OVP VAR
Yeni OVP, 2026 sonunda enflasyonun yüzde 28,4'e gerilemesini öngörüyor. Ardından hedef 2027'de yüzde 21, 2028'de yüzde 13,5 ve 2029'da yüzde 9.
Üstelik bütün bunların ekonomiyi durdurarak değil; büyümeyi 2027'de yüzde 4.2'ye, 2028'de yüzde 4.6'ya ve 2029'da yüzde 5'e taşıyarak gerçekleştirilmesi hedefleniyor.
Kolay bir denklem değildi. Şimdi daha da zorlaştı.
Çünkü 100 doların üzerinde kalıcı hale gelen petrol kaynaklı enerji faturası, cari açık ve enflasyon hesabını değiştirir. Küresel faizlerin yükselmesi, Türkiye'ye sermaye girişinin maliyetini artırır. İkisi aynı anda gerçekleşirse ekonomi yönetiminin hem enflasyonu düşürüp hem büyümeyi destekleme alanı daralır.

29