ULUSLARARASI Enerji Ajansı'nın (IEA) Türkiye için hazırladığı yeni Enerji Politikası İncelemesi'nde ilk bakışta olumlu bir tablo var:
Yenilenebilir enerji büyüyor, Karadeniz'de doğalgaz üretimi artıyor, Akkuyu ile nükleer enerji devreye giriyor, LNG terminalleri ve boru hatları Türkiye'nin enerji arzını çeşitlendiriyor.
Ancak raporu biraz daha dikkatli okuyunca asıl mesaj ortaya çıkıyor. Türkiye enerjide şimdi daha zor bir döneme giriyor.
Çünkü önümüzdeki dönemin sorunu yalnızca enerji üretmek değil. Hızla artan elektrik talebini, ithalat bağımlılığını ve enerji faturasını büyütmeden karşılayabilmek.
IEA'nın verdiği rakam bunun neden önemli olduğunu gösteriyor. Türkiye'de elektrik talebi 2005-2024 döneminde yılda ortalama yüzde 5 arttı. Bu, IEA üyesi ülkeler arasındaki en yüksek artış. Üstelik talep 2035'e kadar, özellikle sanayi ve hanelerin tüketimiyle büyümeye devam edecek.
Haberin DevamıYani önümüzde yaklaşık 10 yıllık bir enerji yatırım maratonu var.
YÜZDE 55'İ YENİLENEBİLİRDEN
2025'te Türkiye elektriğinin yüzde 43'ünü yenilenebilir kaynaklardan üretti. Ulusal Enerji Planı'na göre 2035'te bu oran yüzde 55'e çıkacak. Güneş kapasitesinin 2024'e göre yaklaşık dört katına, rüzgârın üç katına ulaşması planlanıyor. Akkuyu tam kapasiteye ulaştığında nükleer de kurulu gücün yaklaşık yüzde 10'unu oluşturacak.
Fakat güneş paneli ve rüzgâr santrali kurmak tek başına yetmiyor. IEA'nın önemli uyarılarından biri şebeke konusunda. Güneş ve rüzgâr arttıkça elektriğin üretildiği yerden tüketildiği yere taşınması, üretim fazlasının depolanması ve sistemin dengelenmesi gerekiyor.
Türkiye bu nedenle 2035'e kadar iletim sistemini ciddi biçimde büyütmeyi ve 7.5 GW ilave batarya depolama kapasitesi kurmayı planlıyor. IEA, depolamanın yanı sıra talep yönetimi, dijital çözümler ve bölgesel elektrik bağlantılarının geliştirilmesini istiyor. Başka bir ifadeyle enerji dönüşümünün yeni darboğazı santral değil, şebeke olabilir.
120 MİLYON TONU KÖMÜRDEN
AJANSIN yaptığı çalışmadaki çarpıcı bölümlerinden biri de kömür. Türkiye 2025'te yaklaşık 120 milyon ton kömür tüketti ve Avrupa'nın en büyük kömür tüketicisi oldu.
Haberin DevamıKömür, 2024'te toplam enerji arzının dörtte birini, elektrik üretiminin ise üçte birinden fazlasını karşıladı. Elektrik üretimimizin karbon yoğunluğu da gerilemesine rağmen IEA ülkeleri arasındaki en yüksek seviyelerden biri.
Türkiye'nin önündeki ikilem açık. Bir tarafta arz güvenliği, diğer tarafta Avrupa'nın karbon düzenlemeleri ve ihracatçı sanayinin rekabet gücü var.
IEA bu nedenle kömüre bağımlı bölgeleri ve çalışanları da koruyacak 'adil ve düzenli geçiş' programı öneriyor.
ARTACAK TALEBE YETİŞMEK ŞART
IEA'nın Türkiye'ye 10 temel politika önerisi var. Enerji fiyatlarının şeffaf ve piyasa temelli hale getirilmesi, nükleer için sürdürülebilir finansman modeli, elektrik piyasasının esnekliğinin artırılması, Emisyon Ticaret Sistemi ve sistem dışında kalan şirketlere karbon vergisi bunlardan bazıları.
Haberin DevamıAslında raporun mesajını tek cümleye indirmek mümkün. Türkiye enerjide ne yapacağını büyük ölçüde biliyor; mesele ne kadar hızlı yapacağı.

14