GİRİŞİM sermayesi parasızlık nedeniyle çok iyi bir fikri hayata geçiremeyenlerin de 'param var ne yapayım' diyenlerin de ilacıdır desek sanırım yanlış olmaz.
Girişim sermayesi yatırım fonlarını basitçe şöyle de tanımlayabiliriz:
"Yeni kurulan, yaratıcı ve yenilikçi ürünler geliştiren ve yüksek büyüme potansiyeli barındıran, erken aşamadaki ve gelişmekte olan şirketlere sağlanan bir özel sermaye finansmanı biçimi."
Bugün dünyanın en büyük teknoloji devleri olarak kabul ettiğimiz Apple, Google ve Amazon aslında girişim sermayesi fonlarının vizyonu olmasaydı garajlardan çıkamayabilirdi.
Girişim sermayesinin bugünkü halinin ilk uygulaması 1930'larda ABD'de ortaya çıkıyor. Preqin ve NVCA verilerine göre, küresel girişim sermayesi pazarının yönetilen varlık büyüklüğü 3 trilyon doları aşmış durumda.
Bu tablonun en çarpıcı tarafı, sadece sisteme giren ve yönetilen para değil, aynı zamanda uzun vadeli yatırım sisteminde meyvelerin toplandığı, başarılı çıkışlar (exit) oldu. Dünya girişim ekosisteminde, halka arz yoluyla yapılan çıkışların ise düzenli olarak attığı gözleniyor.
Haberin DevamıHALKA ARZLARDA ARTIŞ VAR
ABD'de girişim sermayesi fonlarının halka arz çıkışları, 2025'in üçüncü çeyreği itibarıyla son 4 yılın zirvesine otururken, Asya pazarı da son 3 yılın en yüksek rakamlarına ulaştı.
Son dönemin en ikonik başarı hikâyesi hiç kuşkusuz Klarna oldu. 2010 yılından bu yana şirketin arkasında duran Sequoia Capital, 2025 Eylül ayında New York Borsası'na gelen şirketin halka arzıyla tam 270 kat getiri elde ederek girişim sermayesinin sabrının büyük kazanç getirdiğini tüm dünyaya kanıtladı.
Haziran 2025'te NASDAQ'a giriş yapan Chime de bir fikrin nasıl küresel bir finans devine dönüştürebileceğinin ders niteliğindeki örneği oldu.
Küresel rüzgâr Türkiye kıyılarına da oldukça güçlü vurdu. Merkez Bankası'nın faiz indirim süreci de girişim ekosistemi için beklentileri yükseltiyor.
TÜRKİYE'DE GSYF DÖNEMİ
2014 yılında SPK tebliği ile hayatımıza giren GSYF pazarının büyüklüğü son 3 yılda 9.5 kat artarak 422.6 milyar liraya ulaştı.
Bu hızlı büyümenin arkasında, yatırımcıya sunulan avantajlar ve dijitalleşme yatıyor. GSYF yatırımları 2 yıldan fazla elde tutulduğunda gelir vergisi stopajı alınmıyor. Ayrıca, elde edilen gelirin yıllık beyannameye eklenme zorunluluğu da yok.
Haberin Devamı2024 itibarıyla Ar-Ge teşviki alan şirketlerin kazançlarının yüzde 3'ünü yatırıma ayırma zorunluluğu da, kurumsal sermayeyi GSYF'lere yönlendirdi.
EXIT'LERLE SOMUTLAŞAN BAŞARI
Şimdiye kadar 60 portföy yönetim şirketi tarafından ihraç edilen 532 GSYF, Türkiye ekonomisinin yeni nesil finansman mimarisini temsil ediyor.
GSYF liginde 56 adet fonla toplam portföy büyüklüğünün yüzde 16'sına sahip olan RePie Portföy ilk sırada. Onu Albaraka Portföy ve İstanbul Portföy takip ediyor.
RePie Portföy, Getir'in değerlemesinin zirvesindeyken yaptığı satışla yatırımcılarına önemli geri dönüş sağlarken, 2025 yılında Turan, TatildeKirala ve HST Tarım gibi girişimler de dolar bazlı 4 katlık getirilere ulaştı. Şirket daha önce, GSYF'leri kanalıyla büyüyen

18