Ev almanın zamanı mı

ORTADOĞU'da savaş tüm hızıyla sürüyor.

Gözler ABD Başkanı Trump'ın üzerinde. Dünya onun savaşın bitip bitmeyeceğine ilişkin sözlerine odaklanmış durumda. Oysa Trump o kadar çelişkili cümleler kuruyor ki 'gözümle görmeden inanmam' noktasına gelmiş durumdayız.

Artık ekonomide tüm hesapları bu belirsizlik gerçeğine göre kurgulamak zorundayız. Tıpkı Merkez Bankası gibi... Geçtiğimiz hafta banka faiz kararını açıkladığı metinde çok önemli bir cümle kullandı. Aynen aktarıyorum:

"Politika faizine ilişkin atılacak adımları; enflasyon gerçekleşmelerini, ana eğilimini ve beklentilerini göz önünde bulundurarak ara hedeflerle uyumlu biçimde dezenflasyonun gerektirdiği sıkılığı sağlayacak şekilde belirlenecektir. Para politikası kararları enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınmaktadır. Son dönem gelişmelerin de etkisiyle, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır."

Haberin Devamı

Merkez Bankası çok net bir biçimde savaş ve enerji maliyetlerine bağlı olarak artık faiz indiriminlerinin yanı sıra faiz artırımı veya sabit tutma ihtimallerinin de masada olduğunu söylüyor. Yani gerektiğinde faiz artırmaktan da kaçınmam diyor. Örtülü biçimde gerçekleştirilen 3 puanlık artışın ardından Merkez Bankası'nın gecelik faizleri 3 puan daha artırabileceğine ilişkin yorumlar son günlerde dikkat çekiyor.

Böyle bir ortamda vatandaşın karar alması da her geçen gün daha da zorlaşıyor. Garantili, yüksek faiz seçeneği masada. Borsadaki düşüş fırsat mı, gerileyen altın fiyatları tekrar tırmanışa geçer mi, döviz fiyatları aniden hareketlenir mi... Bunlar parası olanın kafasındaki bazı sorular.

Bir de konut meselesi var. Parası olan da olmayan da konut piyasasını gözlemeyi sürdürüyor.

Önceki gün önemli bir veri açıklandı. Konut fiyatları şubat ayında aylık yüzde 1.8, yıllık nominalde yüzde 26.4 arttı, reelde ise yüzde 3.9 geriledi. Reel düşüş 11 ayın zirvesine çıkarken, yıllık artışta 68 ayın en düşük oranı görüldü. Yani fiyatlar artıyor artmasına ama enflasyonunun altında artıyor. O zaman bugün vatandaşın kafasındaki sorulardan birini masaya yatıralım:

Haberin Devamı

Konut almanın zamanı mı değil mi

Geçtiğimiz günlerde İş GYO Genel Müdürü Ömer Barlas Ülkü ile bir araya geldik. Şirketin portföy değeri 2025 yılı sonunda 57.2 milyar TL'ye ulaşmış. 2025 itibarıyla ağırlıklı olarak ofis, alışveriş merkezi, proje ve stoklardan oluşan dengeli bir portföy yapısına sahip olduklarını belirten Ülkü, "Ticari gayrimenkuller portföyümüzün ana omurgasını oluştururken, konut projeleri hem satış geliri hem de uzun vadeli değer artışı açısından tamamlayıcı bir rol üstleniyor. Mevcut konut projelerimiz nedeniyle yeni konut projelerine sıcak bakmıyoruz. Portföyümüzü çeşitlendirecek yeni yatırım alanlarını önceliklendiriyoruz" dedi.

Haberin Devamı

İŞ GYO gibi devasa bir şirketin bu dönemde yeni konut projelerinden uzak durmasını önemsedim. Barlas Bey'e iki kritik soru sordum. Bu soruları ve Barlas Ülkü'nün cevaplarını aynen paylaşıyorum:

VATANDAŞIN OTURACAĞI EVİ ALMASININ ZAMANI MI

"Vatandaş oturacaksa yeni konut arzı çok yok. İstediği bir bölgede ise boş, temiz ve ihtiyacını karşılayacak bir gayrimenkul bulmak her zaman kolay olmuyor. Bu yıl ortalama konut getirisi reel olarak yaklaşık enflasyonun 2 puan altında kaldı. Değer kazanç tarafından bakıldığında oturacak kişinin bu kayba çok takılmaması lazım."