UİA Başkanı Fatih Birol, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz sonrası Ortadoğu'nun yeniden yapılanacağını ve bunun Türkiye için İstanbul'u finans merkezi ve Basra-Ceyhan boru hattını enerji alternatifi olarak konumlandırma fırsatı doğuracağını savunuyor. Bu iddiaları geopolitik belirsizlik ve Avrupa'nın enerji güvenliği ihtiyacına dayanıyor. Ancak söz konusu stratejik projeler siyasi ve finansal olarak gerçekleştirilebilir ve cazip gelecek kadar yapılandırılabilir mi?
Time Dergisi tarafından En Etkili 100 liderden biri olarak seçilen Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol Hürriyet'e yaptığı özel açıklamada Ortadoğu'daki petrol arzı dengelerini değiştirecek bir öneride bulundu. Birol, "Hürmüz'de vazo kırıldı bir kere. İnsanlar alternatif arayacak. Ben Basra-Ceyhan (BC) boru hattının son derece çekici olabileceğini, hem Irak hem Türkiye hem de bölgesel arz güvenliği açısından ve özellikle Avrupa açısından son derece önemli ve stratejik bir proje olduğunu düşünüyorum. Finansman sorununun da aşılabilir olduğuna inanıyorum. Şimdi tam zamanı" diye konuştu.
Fatih Bey, Washington'da IMF-Dünya Bankası grubu bahar toplantılarından Paris'e yeni döndünüz. Temaslarınız nasıl geçti
Dünya Bankası-IMF ve bizim Ajans üçlü bir komisyon kurduk. Acil önlem koalisyonu. Üç başkan ortak basın toplantısı yaptık ve bunu açıkladık. Özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomileri ve enerji sektörü bu krizden en büyük zararı görecekler. Bunun hasarları birkaç yıl daha devam edecek. Üç örgütün bir araya gelmesinin amacı, önümüzdeki yıllarda gelişmekte olan ülkelerin atacakları adımlara yardımcı olmak, finansal destek sağlamak hem de onlara enerjide ve ekonomide yol göstermek. Bu konuda anlaştık.
Oradaki hükümet liderleriyle yakın toplantılarda ben şunu gördüm. Ülkeler bir yandan 'ekonomimizi nasıl ciddi bir sarsıntıya girmeden bu işin içinden çıkartabiliriz' onun derdinde bir yandan da 'ülkemiz, ekonomimiz bu krizden faydalanabilir mi, bize bir fırsat çıkar mı' onun peşinde.
Haberin Devamıİran, Lübnan'da ilan edilen ateşkese paralel olarak Hürmüz Boğazı'nı açtığını duyurdu bir gün sonra ise yeniden kapattığını... Hürmüz krizinde özellikle petrolde sizin kritik süreç dediğiniz bölüme geldik mi
Hürmüz Boğazı'nın açılması yüreklere su serpen bir haberdi. Fakat artık bir kere kapandığı için ve kapanma tehlikesi artık bundan sonra hep Demokles'in kılıcı gibi bütün aktörlerin gündeminde olacağı için alternatif güzergahlar, alternatif teknolojiler ve alternatif yakıtlar aramaya dair çeşitlendirme gayretleri aynı hızla devam edecektir.
Bölgedeki enerji tesislerinde, yani petrol, doğalgaz rafinerilerde, LNG terminallerinde büyük hasarlar var. Bu hasarlar tamir edilmedikçe bunların daha sonra aktif hale geçmesi daha zorlaşıyor. Özellikle petrol ve doğalgaz sahaları atıl hale geldikleri zaman tekrardan rehabilite edilmeleri oldukça uzun zaman alabiliyor.
Petrol piyasasında arz ve fiyat istikrarı için yeni önlemler gündemde mi
Haberin DevamıBazı ülkeler kendi petrol tüketimini azaltmak için tedbirler almaya başladılar. Hız limitlerini düşürmek, evden çalışmak vs. Bu hafta Japonya başbakanı sayın Takaichi başkanlığında 12 Asya- Pasifik devlet başkanıyla konuştum. Birçok ülke buna gidiyor, çünkü hemen hiç petrolleri yok. Sadece tüketim azaltılabilir. Ama bu da aspirin gibi bir şey, sadece ağrıyı biraz azaltıyor. Yoksa bir çözüm değil. Şu anda radikal çözümün iki yolu var. Bir tanesi Hürmüz Boğazı'nın istikrarlı olarak açık kalması. İkincisi 400 milyon varillik rezervi piyasaya çıkarttık. Bu rekordu ancak bizim rezervlerimizin sadece yüzde 20'siydi. Daha yüzde 80'i duruyor. Belki ileride gerek olursa yeni bir açıklama yapabilirim ve piyasaya daha fazla petrol sokabiliriz. Ama kritik nokta Hürmüz'ün açık kalması. Dünyanın neresine bakarsanız bakın ABD'den Brezilya'ya kadar bütün petrol üretimi zaten şu anda maksimumda. Daha fazla üretim artışı şu anda mümkün değil.
Haberin DevamıİSTANBUL DUBAİ'YE ALTERNATİF OLABİLİR
Bu süreçte Türkiye'nin durumu için neler söylersiniz. Zorluklar ve fırsatlar açısından bir değerlendirme yapabilir misiniz
Türkiye, uluslararası petrol ve doğalgaz fiyatlarını koyan değil ona tabi olan bir ülke. Fiyat dünya pazarlarında oluşuyor. Bu yüzden bu yüksek petrol ve doğalgaz fiyatları Türkiye'de enflasyona baskı yapacak, cari açığı da olumsuz yönde etkileyecek. Bu dünyanın her yerinde olan bir şey. Türkiye biraz daha bu konuda daha dayanıklı ama ciddi bir ekonomik sınanmadan dünya ile birlikte Türkiye de geçecek.
Ama bununla birlikte önemli bir ayrıntı var. Savaş bittiği zaman Ortadoğu eski Ortadoğu olmayacak. Ortadoğu'nun ekonomisine siyasi düzenine güvende haklı ya da haksız ciddi bir sarsılma olacak. İnsanlar alternatif aramaya başlayacaklar. Bu açıdan ben Türkiye için iki konuda önemli alternatif olabileceğini, bunları iyi değerlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum. Bir tanesi finansla ilgili, diğeri de petrolle ilgili. Bunları açmak isterim.
Haberin DevamıBiliyorsunuz, Dubai gelişen, cazibe merkezi haline gelen bir finans merkeziydi. Ben geldiğimiz noktada İstanbul'un Dubai'ye bir alternatif olma şansının olduğunu düşünüyorum. Ama bunu yapmak için de bir alt yapının hazırlanması gerekir. Ben konuşuyorum birçok büyük şirket 'Acaba Dubai eskisi kadar hâlâ güvenli olur mu olmaz mı' diye düşünmeye, alternatifler aramaya başladı. Eğer biz Türkiye'de bazı tedbirleri alırsak önemli bir alternatif olabiliriz. Yani İstanbul'u daha cazip hale getirmek, finans merkezi olarak ön plana çıkarmak için vergi indirimleri, muafiyetler vs düzenlemeler yaparsak başarılı olabiliriz. Özellikle, vergi sistemimiz biraz komplike onu biraz basitleştirebilirsek ki bizim makro ekonomik istikrarımız olduğunu da düşünürsek ben İstanbul'un bir finansal merkez olarak birçok alanda ön plana çıkabileceğini düşünüyorum. Sigortada, altın borsasında, bankacılıkta alternatif olabiliriz.
Haberin Devamıİkinci fırsat ise petrolde. Bizim Türkiye olarak çevremizde çok komşumuz var. Bunlar arasında ekonomik olarak böyle uykulu bir dev dikkat çekiyor: Irak. Irak'ın Basra Körfezi'nden çıkan petrolü Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor. Basra'daki petrol dünyanın en büyük rezervlerinden birine sahip. 90 milyarlık bir rezerv ve şu anda Irak'ın petrol ihracatının yüzde 90'ı Basra'dan geliyor. Hürmüz Boğazı'nda yaşanan bu gelişmelerle birlikte vazo bir kere kırıldı. Kırıldıktan sonra yapıştırmak çok zor. Hürmüz'e karşı insanlar alternatif aramaya başlayacaklar. Ben bir Basra-Ceyhan (BC) boru hattının son derece çekici olabileceğini, hem Irak hem Türkiye hem de bölgesel arz güvenliği açısından ve özellikle Avrupa açısından son derece önemli bir proje olduğunu düşünüyorum.
Peki Basra-Ceyhan boru hattı konuşuluyor mu, gündeme geldi mi
Ben bunu yıllar önce zamanın Irak Cumhurbaşkanı Berham Salih ile de konuşmuştum. Maliki ile de konuştum. Tabii o zamanki şartlarda herkes çok iyi fikir diyordu ama bir zorunluluk yoktu. Şu anda savaştan sonra zorunluluk var. Yani Irak için zorunluluk, Türkiye için fırsat var. Avrupa için de büyük bir fırsat tamamıyla arz güvenliği açısından. Bunu bence stratejik bir proje olarak düşünmek lazım. Burada iki tane kritik aşama var. Bir tanesi Türkiye ile Irak'ın politik olarak anlaşması, ki ben bunun yapılabileceğini düşünüyorum. İkincisi de bunun finanse edilmesi. Ben böyle bir projenin Avrupa'dan da destek alabileceğini düşünüyorum. Hatta düşünmenin de ötesi şu anda tam zamanı.
Bu proje enerji güvenliği açısından ciddi bir alternatif olur, değil mi
Enerji sektöründe herhangi anlaşma yaparken, uzun vadeli doğalgaz alımı olur, nükleer enerji santrali alımı olur, şimdiye kadar iki şeye bakılıyordu. Bunun maliyeti nedir, hangi teknoloji daha iyidir. Şimdi bunların yanına bir şey daha geldi. Enerji Güvenliği Risk Primi. Esasında fiziki olarak var olmayan ama insanlar hesabını yaparken hangisi daha iyi hesabını yaparken bu da artık gündeme gelecek. İnsanlar "Biraz daha fazla para vereyim ama bu ülkeden alayım çünkü bu ülke ile sorun yaşamayız" diye düşünecekler. Bu yüzden bu proje beni bölgesel ve küresel enerji güvenliği açısından heyecanlandırıyor. Enerji sisteminin dayanıklılığı ve çeşitliliği açısından da ciddi bir alternatif olacak. Bu yüzden de finansman açısından da şanslı bir proje olacağına düşünüyorum. Umarım tüm paydaşlar bir an önce bu konu üzerine eğilirler.

16