Bu da oldu. 1 milyar 419 milyon 321 bin 278 kişi ile dünyanın en kalabalık ikinci nüfusuna sahip Çin'de doğum oranları dibe vurdu.
Ve bu durum ülkede panik yarattı. Resmi hükümet verilerine göre her 1.000 kişiye düşen doğum sayısı 5.63'e gerileyerek, Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşundan bu yana kaydedilen en düşük seviyeye geldi. 1949 yılından bu yana elde edilen bu en kötü doğum oranı, ülkede iki önemli sonuca yol açacak.
1-Daha az bebek, gelecekte hızla büyüyen emekli nüfusunu destekleyecek daha az işçi anlamına geliyor.
2-Daha da kötüleşecek ekonomi, doğum oranlarının daha da gerilemesine neden olacak ve Çin, kısır bir döngüye girecek.
Dün yapılan resmi açıklamada geçen yıl 7.9 milyon bebeğin doğduğuna, bu rakamın 2024'teki 9.5 milyondan daha düşük olduğuna dikkat çekildi. 2025 yılında ölenlerin sayısı ise 11.3 milyon ile artmaya devam etti.
Ülkede emekli sayısındaki artışa rağmen genç nüfusun giderek azalması, geleceğe ilişkin karamsar bir tablo ortaya koyuyor. Dile kolay... Son dönemde işgücündeki bariz üstünlüğü ve teknolojideki atılımı ile dünyayı hop oturtup hop kaldıran; nadir elementler, çip vs krizlerle koskoca şirketleri titreten Çin, ortaya çıkan doğum oranlarıyla birlikte adeta eriyor.
Haberin DevamıÇin Komünist Partisi, bir taraftan vatandaşlarının çocuk sahibi olmasını sağlamak için her türlü yolu denerken diğer taraftan emekli sayısını azaltmak için de çareler arıyor.
New York Times'ta dün yer alan haberde doğum oranlarını artırmak için yapılanlar güzel sıralanmıştı.
1 Ocak'ta yetkililer, doğum kontrol ilaçlarına ve prezervatiflere yüzde 13 oranında katma değer vergisi koydu.
Oysa yakın bir geçmişe kadar Çin, 'tek çocuk' uygulamasıyla dünyaya adını duyurmuş bir ülkeydi. Nüfus artışını önlemek amacıyla hükümet, 1979 yılında ailelere sadece tek çocuk sahibi olma hakkı veren bir yasal uygulama başlatmış ve bu uygulama 2008'de ilk kırılımları görmesinin ardınan aşama aşama gevşetilerek 2016'da son bulmuştu.
Son nüfus verilerinin ardından ise Çin Lideri Xi Jinping, bambaşka bir yaklaşımla çiftlere seslendi. Toplumsal çapta "yeni bir evlilik ve çocuk sahibi olma kültürü" çağrısında bulundu.
Haberin DevamıHükümet gençlerin "aşk ve evlilik, doğurganlık ve aile" hakkındaki görüşlerini etkilemek için çeşitli girişimleri devreye aldı.
Yerel yetkililer, kadınların adet döngülerini takip etmek ve tıbbi olarak gereksiz kürtajları azaltmak için yönergeler yayınladı.
Hükümet, doğum oranını artırmak için çiftlere nakit yardımı ve sübvansiyonlu konut sağlama gibi uygulamaları devreye soktu.
Tüm bu girişimlere rağmen Çin'de doğurma oranı artmak bir yana daha da düştü. Peki ama Çinliler çocuk yapma konusunda neden bu kadar isteksiz En temel neden ekonomide gelinen nokta. Bakmayın Çin'in dünyada estirdiği rüzgâra!
Birçok genç için, yavaşlayan ekonomi ve emlak krizi ortamında çocuk yetiştirmenin yüksek maliyetleri endişe verici. Genç işsizliğin yüksek olması, birçok yeni mezun üniversite öğrencisinin düzenli bir maaşla iş bulamaması, yetersiz sosyal yardımlar vs de cabası...

16