Altın nereye koşuyor

YATIRIMCISINI bir ihya eden bir üzen altın 15 gündür yine koşuyor.

Ons altın geçen hafta 4 bin 700 dolar sınırına dayandı. Ağustos ayındaki yükseliş yüzde 13'e yaklaşırken altın, 1999'dan bu yana en güçlü aylık performanslarından birine doğru ilerliyor.

Peki ama neden

İlk akla gelen cevap belli: Savaş. İran gerilimi, jeopolitik riskler, enerji fiyatları...

Ardından faiz geliyor. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bundan sonra ne yapacağı, enflasyonun seyri, tahvil faizleri...

Ancak son yükselişin arkasında giderek daha fazla konuşulan üçüncü bir neden var. Üstelik bence diğer ikisinden daha önemli: Doların kendisine ilişkin endişe.

Uluslararası piyasalarda bunun için kullanılan bir ifade var: 'Dollar debasement.' Türkçe'ye kabaca doların değerinin, satın alma gücünün ve rezerv para olarak ağırlığının aşınması endişesi diye çevirebiliriz.

Haberin Devamı

Reuters'ın son piyasa analizlerinde de altın ve Bitcoin'deki yükselişin arkasındaki önemli nedenlerden biri olarak bu gösteriliyor.

40 TRİLYON DOLARLIK SORU

Endişenin kaynağını anlamak için ABD'nin bilançosuna bakmak yeterli.

ABD federal borcu 40 trilyon doları aşmış durumda. Borcun milli gelire oranı yükselirken faiz ödemeleri de bütçe üzerinde giderek daha ağır bir yük oluşturuyor. Reuters'ın hesaplamasına göre federal hükümetin faiz ödemeleri artık ABD milli gelirinin yüzde 3'ünü geçmiş durumda.

Piyasaların sorduğu 40 trilyon dolarlık bir soru var.

ABD yönetimi yükselen faizleri sınırlamak için daha fazla müdahale ederse bunun bedelini kim ödeyecek

Verilen cevaplardan biri şu:

Dolar.

İşte altının yeni hikâyesi burada başlıyor.

MERKEZ BANKALARI DA ALIYOR

Altına yönelen yalnızca küçük yatırımcı değil. Dünyanın merkez bankaları da kasalarına altın doldurmaya devam ediyor.

Dünya Altın Konseyi'nin son verilerine göre merkez bankaları 2026'nın ikinci çeyreğinde net 289 ton altın satın aldı.

Dünya Altın Konseyi'nin rezerv yöneticileriyle yaptığı ankete katılanların yüzde 89'u, önümüzdeki 12 ayda dünya merkez bankalarının altın rezervlerinin artacağını düşünüyor.

ALTININ PARADOKSU

DAHA önce de yazmış ve uyarmıştım: Altının hikâyesi tek yönlü değil. 2026 başında ons fiyatı 5 bin 595 dolarla rekor kırdıktan sonra sert biçimde geriledi ve 4 bin doların altını gördü. İkinci çeyrekte altın destekli ETF'lerden 45 tonluk çıkış yaşandı. Yani altın 'savaş çıktı, kesin yükselir' denilebilecek bir yatırım aracı değil. Bunu sanırım İran Savaşı ile iyice anladık. Faiz yükselirse altın baskı altında kalabiliyor. Dolar güçlenirse gerileyebiliyor. Yatırımcıların nakit ihtiyacı arttığında güvenli liman olmasına rağmen satılabiliyor. Fakat kısa vadeli fiyat hareketlerinin altında çok daha uzun vadeli bir değişim yaşanıyor. Merkez bankalarının davranışı bize bunu söylüyor. Dünyanın rezerv yöneticileri doları terk etmiyor.