Milli Muharip Uçak KAAN gökyüzünde hangi duvarı geçti

Trump yönetimi 2019 yılı temmuz ayında Rusya'dan S-400 hava savunma sistemleri aldığı için Türkiye'yi beşinci nesil F-35 savaş uçakları ortak üretim programından çıkartmamış olsaydı, kuvvetle muhtemeldir ki "KAAN" üzerinde bu kadar sık konuşmuyor olacaktık bugünlerde.

Yine muhtemeldir ki, geçen hafta çarşamba günü ilk Milli Muharip Uçak KAAN'ın Mürted Hava Üssü'nden havalanıp Ankara semalarında 13 dakika süren deneme uçuşu da çok daha sonraki bir zaman parantezinde gerçekleşecekti.

Türkiye'nin kendi beşinci nesil milli muharip uçağını üretmesi yeni bir düşünce değil. Daha 2010 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın önerisiyle dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığında toplanan Savunma Sanayii İcra Komitesi'nde alınan bir kararla, Milli Muharip Uçak ulusal hedef olarak belirlenmiş ve kavramsal tasarımı için çalışmalar başlatılmıştı.

Ancak böyle de olsa, milli muharip uçağına dönük hazırlıklar Türkiye'nin 2000'li yılların başlarından itibaren ikinci derecede üretici olarak katıldığı şaşaalı F-35 projesinin gölgesi altında kalmıştı.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

Ne zaman ki ABD 2019 yılında Türkiye'yi F-35 programdan çıkarttı, Ankara'daki karar vericiler girilen bir dizi arayıştan sonra beşinci nesil için milli muharip uçağına yönelmekten başka uygulanabilir bir seçeneğin olmadığını kabul etme noktasına geldi.

Bu yönüyle baktığımızda, aslında ABD Kongresi'nin 1974 yılı sonunda uyguladığı silah ambargosunun o dönemde ulusal savunma sanayiinin zorunluluğu konusunda Türkiye'de yarattığı topyekûn farkındalık gibi, ABD'nin F-35 kararının da benzer bir etkiyi icra ettiğini söylemek mümkün.

O tarihte henüz "KAAN" diye adı konmamış olan milli muharip uçak projesi 2019 sonrasında ciddi bir ivme kazanmıştır.

Beşinci nesil savaş uçağı çok uzun bir zamandır Türk Hava Kuvvetleri'nin ihtiyaçları açısından bir gereklilik olarak görülüyordu. Şöyle ki, teknolojideki gelişmelere paralel bir şekilde uçakların yeteneklerinde belli zaman süreleri içinde önemli niteliksel sıçramalar gerçekleşiyor.

Türkiye'de dördüncü nesil olan F-16'lar bir şekilde hizmet ömürlerini tamamladıklarında, bunların yerini bir sonraki beşinci nesil uçakların alması hedefleniyor.

Hava Kuvvetleri'nin kullandığı ikinci nesil F-104'ler yerini 1970'li yıllardan itibaren büyük ölçüde üçüncü nesil F-4'lere (Fantom) bıraktı. Bu uçaklar da (sınırlı bir kısmı envanterde kalsa da) 1990'lı yıllarla birlikte görevlerini kademeli bir şekilde dördüncü nesil F-16'lara devretti. Gelecekte görev yükünü ağırlıklı olarak bir sonraki beşinci nesil uçaklar üstlenecek.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

Türkiye açısından beşinci nesilde F-35 seçeneğinin ABD'nin kararı nedeniyle gözle görülebilir bir gelecekte belirsizliğe girmesi ve milli muharip uçak projesinin tamamlanması için de zamana ihtiyaç duyulması, aradaki geçiş döneminde "4.5'uncu nesil" modernize edilmiş F-16'ları edinme seçeneğinin devreye alınmasını beraberinde getirdi.

Türkiye, 2021 sonbaharında ABD'ye 40 adet 4.5'uncu nesil yeni F-16 VIPER savaş uçağı almak için başvurdu. Bu girişimde, Hava Kuvvetleri'nin envanterindeki 79 F-16'nın da 4.5'uncu nesle uyarlanması için gerekli teknolojiyi sağlayan modernizasyon kitleri talep edildi.

Atılan bütün bu adımlar Türkiye ile Yunanistan arasında Ege'de havadaki güç dengesini de yakından ilgilendiriyor. Yunanistan F-16 modernizasyonunu zaten 2022 yılında başlatmış bulunuyor. Türkiye de ABD yönetiminin F-16 talebini Kongre'den yakın zamanda geçirmesiyle birlikte, belli bir gecikmeyle de olsa bu modernizasyon sürecine girerek Yunanistan'la bu kategoride dengeyi sağlayacaktır.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

Ancak ABD yönetimi Türkiye'nin F-16 paketiyle ilgili talebini Kongre'den geçirirken, eş zamanlı bir şekilde Yunanistan'ın 40 adet beşinci nesil F-35 talebini de bununla birlikte işleme koymuştur. Bu durumda Türkiye F-16'larda 4.5'uncu nesle geçerken, Yunanistan beşinci nesil F-35'lerle Türkiye'ye karşı niteliksel bir üstünlük kazanmış olmayacak mıdır

Burada kritik olan bir başka soru daha var. Bu da ABD'nin Yunanistan'a F-35'leri hangi zamanlamada teslim edeceği sorusudur Yunanistan'daki bazı açıklamalarda F-35'lerin tesliminin başlangıcı için 2028 yılı telaffuz edilmektedir.

Her halükârda, ABD'nin F-35'lerin tesliminde nasıl bir tempoda hareket edeceği, bu uçakların Yunan Hava Kuvvetleri'nin envanterine ne zaman gireceği konusu kritik önemdedir.

strong class'read-more-detail'Haberin Devamı

Bir bu kadar önem taşıyan bir mesele, Yunanistan F-35'leri aldığı noktada Türkiye'nin de beşinci nesilde aynı yeteneği kazanmış olup olmayacağı, daha doğrusu KAAN'ın operasyonel hale gelip gelmeyeceği sorusunun yanıtında yatıyor.

Yapılan resmi açıklamalara bakılırsa, KAAN'ı üretmekte olan TUSAŞ Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş., uçakları 2028 yılında Hava Kuvvetleri'ne teslim etmeyi taahhüt ediyor. Buna karşılık, uçakların teslim edilmesi hemen operasyonel olacakları anlamına gelmiyor.

Özellikle bu tür ileri teknolojiye dayalı silah sistemlerinin kabulü ancak belli denemelerden geçip, ihtiyaçların ne ölçüde karşılandığının değerlendirildiği bir sürecin sonunda olabiliyor. Bu çerçevede KAAN'ın Hava Kuvvetleri'nde tam anlamıyla operasyonel olabileceği tarih için 2032 yılı telaffuz ediliyor. Kabul tarihinin sarkabileceğini de bir ihtimal olarak göz ardı etmemeliyiz.