İnsan şu kısacak ömründe ne çok şeye şahit olur.
Kimini kendi yaşar, kimi dostların başına gelir, kimi de hiç tanımadığı, bilmediği uzak diyarın insanlarının haberleriyle dünyasına girer. İnsan müşteri ise, nazarına ilişende, kulağına ulaşanda, yaşadığı hayat kesitlerinde ince ince dersler vardır. Mesajlar uçuşurken sağında solunda 'okuyamamak' ne acıdır.
Hikmet okuması ile ömrün her anı okunaklı bir levha olur. Böyle bakınca anlamsız değildir sararmış yaprakların toprağa düşmesi, öylesine bir karşılaşma yoktur hayatta, amaçsız bir bulut gezmez gökyüzü boşluğunda. Nazarına takılan karınca bir uzunca huzur dolu kelam, kulağına gelen sesler yüz hatlarını yumuşatan bir melodi olur. Belli ki, böyle bakınca bir köpek havlamaz, bir kedi miyavlamaz, bir kuş şakımaz amaçsız, hikmetsiz. Her şeyde ne yoğun anlam var okunaklı.
Trafik kazası olur, ölür birileri, görürsün; damdan düşer birileri yaralanır, işitirsin; biri bir haber paylaşır ta uzaklardan, izlersin ve bu yaşananları içinde bir acı olarak hissedersin. Yaşayan sen değilsindir gerçekte ama dokunur içinde bir yerlere. Sonra çekilirsin kenara, "Neden gördüm bu manzarayı, neden işittim bu haberi" dersin ve içe dönük bir muhasebe başlar derinden. Belli ki dünyana bir şekilde ulaşanlar sendeki o muhasebe içindir. Kapı çalar, açmazsın; telefonlar arar, cevapsızdır; ulaşılmazsındır, çünkü kendindesindir özlemle.
Derler, "ölmüş ya", "hasta şimdi", "kavga etmişler", "ağır konuşmuş", "kandırmış", "mutlularmış", "seviyormuş" gibi her gün yüzlerce, binlerce haber işitirsin, görürsün. Yani ne oldu peki o haberi izleyince, ne değişti hayatında, duymak ile duymamak arasında bir farklılık olmayacaksa; duyduğun, gördüğün haberler yükten başka nedir başına
Gerçekte sana gösterilenlerdir gördüğün, işittiklerindir imtihanın. Hikmetsiz hiçbir şey yoksa alemde göz, kulak, el, ayak, akıl, kalp hepsi an be an kayıtta. "En ince hatırat-ı kalbimi bilen birisi neden gösterdi o sahneyi bana, muradı neydi benim için o kavgayı görmemin, ağlayan çocuğun görüntüsünün bana mesajı neydi Ne değişti hayatımda" der vicdanım.
Her soru bitmeyen cevaplar üreten birer konuşma makinesi oluverir içimde.

2