Epeyce bir zamandır elden dağıtım problemi sebebiyle gazetemiz Yeni Asya evimize gelemiyordu.
Bir ara evimize yakın bir bayiden günlük olarak aldık, sonra o imkân da gitti. Bu sefer haftada bir toplu aldık. Aynı zamanda e-gazeteye de aboneydik, ama tabiî hiç biri günlük gazeteni eline alıp okumak gibi olmuyordu. Neticede kırk yılı bulan bir Yeni Asya sevdalısıyla gazete neredeyse kimliğimizin bir parçası olmuştu. Nitekim lise yıllığında adımız "yılın gazetecisi' diye kayıtlara geçmişti. Zaten üniversite yıllarında hem muhabir, hem yazar, hem de okuyucusuyduk gazetemizin. Sonrasında o gün bugündür kol kola beraberliğimiz sürüp gitti.
Bu gazete ismiyle anılan Yeni Asya topluğu ile sağlıklı bir sosyal çevre kazanmıştık. Gazete adıyla anılan bu şahs-ı manevî, bu cemaat vesileyle farklı şehirlerde, ülkelerde binlerce mümtaz insanla tanışmış oluyorduk. Bu aynı zamanda eşim ve çocuklarım için de geçerliydi. Düşünsenize nereye gitseniz Allah için sizi seven insanlar vardı. Bu bir anlamda dünyadaki Cennetti. Bu birliktelik insanı maddî ve manevî çağın yalnızlığından, sıkıntılarından kurtarıyordu. Bu arada eşiniz, çocuklarınız sağlıklı bir şahs-ı manevî içinde yetişiyor, gelişiyor ve iman ve Kur'ân hizmetlerine dahil olmuş oluyorlar, kendi hayatlarına da model yapıyorlardı.
Şükür ki, çocuklarımız büyürken evimizde haftanın bir günü erkeklere (Pazar sohbetleri) başka bir günü de kızlara (eşim aracılığıyla) sohbetler yapılıyordu. Bu aslında farkında bile olmadan bizlerin, çocuklarımızın yetişmesi demekti. Nitekim sonrasında onların da evlerinde sohbetler eksik olmadı. Sadece bu durum bile büyük bir şükrün vesilesiydi. Böyle bir muhteşem topluluğun içinde olmak büyük bir nimetti. Rabbimiz bu şahs-ı manevîyi her türlü dahili ve harici belâlardan, fitnelerden muhafaza eylesin. Kıyamete kadar böyle bir şahs-ı mane-vîye ihtiyaç var. Şimdilerde evlâtlarımızla birlikte torunlarımız bu şahs-ı manevîde gazetemiz, dergilerimiz, neşriyatımız ve Risale-i Nur sohbetleriyle birlikte nefes alıyorlar.

3