Venezuela Devlet Başkanı Maduro'nın, ABD özel timi tarafından, eşiyle birlikte ülkesinden kaçırılmasının yankısı büyük oldu. Maduro, Türkiye'den ABD'ye kaçan Rıza Zarrab'ın yargılandığı mahkemede yargılanacak. Hakkında onca iddia gündeme getirilen Zarrab, itirafçı oldu, ABD makamlarının işine yarayacak önemli bilgiler verdi. Bugün ülkede rahat bir yaşam sürdürüyor.
Maduro için de böyle bir gelişme olabilir. Maduro, ABD'nin ihtiyacı olan bilgileri verir, işbirliğine girerse ülkesine de gönderilebilir. Maduro'nun işbirliği yapmama gibi bir şansı da yok. Yani, bundan böyle ABD ne isterse onu yapacak. "Düşenin dostu olmaz" diye bir halk deyimi var. Düne kadar Maduro'nun yakın dostu olanlar, sanki o ülkesinden kaçırılmamış gibi sessiz kalıyor.
ÖRTÜLÜ ÇATIŞMALAR, AÇIKTAN YÜRÜYECEK
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile başta açılım süreci olmak üzere değişik konularda sohbet etmiştik. Maduro'nun kaçırılması ve gündeme ilişkin bazı konuları dün de kendisine sordum. Maduro'nun yönetim anlayışı, yol ve yöntemleri tartışılabilir. Ancak bu, egemen bir ülkenin Cumhurbaşkanı'nın, mahremiyeti de çiğnenerek, bir başka ülkenin askeri operasyonuyla kaçırılmasını meşru kılmaz.
Venezuela'da yaşananlardan sonra, bugün itibarıyla, ABD ile sorun yaşayan hiçbir ülkenin yöneticileri ve güvenliği teminat altında değildir. Bu aslında, Birleşmiş Milletler'in işlevsizleştiği son dönemin kaçınılmaz sonudur. Maduro'nun kaçırılışını İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu şöyle yorumladı:
"Dünyanın çeşitli bölgelerinde yaşanan sorunları göz önüne aldığımızda, ABD'nin vekalet savaşları yerine doğrudan müdahaleyi tercih eder noktaya geldiğini görüyoruz. İşte bu, çok kutuplu dünya için büyük ve felakete yol açabilecek çatışmalara sebep olabilir. ABD-Rusya-Çin-İran hattında yoğunlaşan krizler, Rusya-Ukrayna meselesi, Tayvan krizi, İsrail, Filistin ve İran hattındaki yüksek tansiyon, Somali'de yaşanan gelişmeler, genel olarak enerji stratejilerine dayanıyor. ABD Başkanı Trump, Maduro operasyonundan sonra yaptığı açıklamada, 'Venezuela'nın çok petrolü var. Bizim de petrol şirketlerimiz var' diyebilecek kadar rahat olması, gerçekte dünyayı çok rahatsız etmesi gereken bur durumdur.
TÜM ÜLKELERİN SORUNU
"2. Dünya Savaşı sonrası soğuk savaş tanımıyla yürüyen rekabet ya da örtülü çatışmalar, artık açıktan yürüyecektir. Venezuela liderinin 'narko-terör' ile suçlanarak yapılan operasyonun asıl gerekçesinin, ülkenin petrol ve maden yatakları olduğu açıktır. Trump'ın 'Artık Venezuela'yı biz yöneteceğiz' sözü de devletlerin egemenliğinin, uluslararası hukukun askıya alındığının ilanıdır.
Venezuela olayının dünya için bir kırılma noktası olduğunu görmek gerekir. O yüzden, bu mesele, Venezuela'nın meselesi olmaktan çok daha büyüktür. Bu artık, dünyadaki 208 ülkenin de sorunudur. Çünkü artık, hiçbir ülkenin egemenlik hakkı güvence altında değildir."
TÜRKİYE DERS ÇIKARMALIDIR
Asıl mesele şu: Bir devletin gücü, ancak kurumlarının ve kurallarının gücüyle orantılıdır. Diplomatik ilişkiler, ülkelerin menfaatleri üzerine bina edilir. 'Dostum' diye başlayan tarifler ülkeler arası ilişkilerde bir güvence değil. Asıl güvence, devlet aklı ve hafızası ile diplomatik gerekler ve milli menfaatler ışığında alınacak pozisyonlarda, atılacak adımlardadır.
Diplomatik ilişkiler, şahıslar arasındaki ilişki değil, devletler arasındaki ilişkidir. Kalıcı olan da, başarı sağlayacak olan da budur. Nitekim bugün, Sayın Cumhurbaşkanı 'Dostum' dediği iki lider arasındaki mücadelede arada kaldı ve ses vermedi.

12